Blog

  • Tonyanın ağaçları

    E dağlar uyurdunuz ağlardum duyardunuz
    Bir Allah’in kulunu benden esirgedunuz
    Allahaısmarladık e tonyanın başlari
    Ahumuzdan kurusun tonyanun ağaçlari

    Güneş karlu dağlarun eritemez karini
    Ben derliyim demesun alan nazli yarumi
    Allahaısmarladuk e tonyanın başları
    Ahumuzdan kurusun tonyanın ağaçları

    Ayirdunuz eşimden ayimdan güneşimden
    Ahan ben gideyirum yar ağlama peşumden
    Allahaısmarladık e tonyanin başlari
    Ahumuzdan kurusun tonyanun ağaçlari

    Sen yoluni kış eyle yaz gelirse bahtuna
    Bize sebep olanlar ermesun muradina
    Allahaısmarladık e tonyanın başları
    Ahumuzdan kurusun tonyanun ağaçlari

  • Ağasar Horonu

    Dağlari aşayirum sel oldum taşayirum sel oldum taşayirum
    Sevupta alamayan değmesun yaşayirum değmesun yaşayirum
    Ağasara gelmemun iki sebebi vardur iki sebebi vardur
    Birisi karli dağlar birisi nazli yardur birisi nazli yardur

    Etma sevdaluk etma ahi boynunda kalur ahi boynunda kalur
    Senin da benim gibi elin koynunda kalır elin koynunda kalır
    Almayacaksun derler sevenlerun ahini sevenlerun ahini
    Ben bi sevda eyledum çekerim günahini çekerim günahini

    Gürgen dalin kurusun vermedun bana yaprak
    Elursun yar elursun nolursun karatoprak nolursun karatoprak

  • Yüreğimin Yarası

    Denizin dalgasini dereler savuşturur
    Ayrı düştuk yarimlan kim bizi kavuşturur kim bizi kavuşturur
    Kim demiş ayriliktan ağlamamazmiş bu dağlar ağlamamazmiş bu dağlar
    Dağlar ayri düşeli güneş batarken ağlar

    Dertli Dertli söylenur gözlerinun karasi gözlerinun karasi
    Gömleğumden görinur yüreğumun yarasi yüreğumun yarasi
    Gün olur devran döner silen olur yaşumi silen olur yaşumi
    Yüreğum yanar ama eğmem yara başumi eğmem yara başumi

  • Alalım Ayşeyi

    Ayşem bakar geçerdi da şehir konaklarindan
    İki damla yaş akti solgun yanaklarindan
    Şu karşıki meşeyi karıncalar eşeyi
    Basalım hamsiköyi alalum ayişeyi

    Sultanmurat sulari doldurur bardaklari
    Mektup yazardi bana Ayşemin parmaklari
    Şu karşıki meşeyi karıncalar eşeyi
    Basalım hamsi köyi alalum Ayşeyi

    Ayşem ufak ben ufak da gezerduk yaylalari
    Yok Ayşemin kimsesi kitlemiş kapilari
    Şu karşıki meşeyi karıncalar eşeyi
    Basalım hamsiköyi alalum ayişeyi

    Ben ölürsem uşaklar da Ayşem ne yapacak
    Ölürüm bir şey değil Ayşem yetim kalacak
    Şu karşıki meşeyi karıncalar eşeyi
    Basalım Hamsiköyi alalum Ayşeyi

  • Sis Dağının (Oy Oy)

    oy oy oy oy oy

    Sis dağının başına dumanlar yarişiyi
    Biz sevduk birbirini eller ne karişiyi
    Sis dağında kar olsam duman olsam yayılsam
    Gece sabaha kadar yar koyninda uyusam

    oy oy oy oy oy

    Hayde gidelum hayde bizim oraya kadar
    Gel edelum sevdaluk anan duyana kadar
    Yağmur yağdi ıslandum bir duvara yaslandum
    Evvel böyle değildim şimdi biraz uslandum

    oy oy oy oy oy

    Kar yağar karamişin dalina yaprağına
    Ölürsem koyin beni yarimin yatağına
    Kar yağayi yağayi başuma doli doli
    Kız sana kurban olsun babamın murat oğli

    oy oy oy oy oy

    Haburadan o yana nere gideyim nere
    Albeni götür beni yarum oldugu yere
    Derenin kenarına alana bak alana
    Ben nasıl inanayım böyle yalan dolana

    oy oy oy oy oy

    Sis dağının başlari beyazlara büründü
    Herkes aldi yarini habu uşak süründü
    Asacağum kendumi karayemişun dalina
    Acaba kimler acisun bu uşağun halina

    oy oy oy oy oy

    Sis dağının eteğine bal olsam peteğine
    Ben daha dayanamam bu sevda köteğine
    Ne olacak uşaklar yüreğumunun yarasi
    Beni bu hale koyan gözlerunun karasi

    oy oy oy oy oy

  • Dere Boyu Kestane

    Dere boyu kestane
    Dökülür tane tane
    Dünya doli yar olsa
    Ben sevdum bitane

    Ata vurdum tahtayi
    Sol tarafı tartayi
    Yeşillendi çimenler
    Meraklarum artayi

    Kız kapinun önünde
    Ettum yari geceyi
    Herkes almış yarini
    Ben aldum kemençeyi

    Kız kapinun önünde
    İşiğe bak işiğe
    Koydi mi anan seni
    Benum için beşuğe

  • Tasavvuf,Kur-An Ve Sünnetten Ayrı Değildir

    Tasavvuf,Kur-An Ve Sünnetten Ayrı Değildir

    Tasavvuf
    Tasavvuf

    Rabbimiz, Hz. Adem Aleyhisselam’dan Fahr-i Alem s.a.v. Efendimiz’e kadar, insanlığın salah ve kurtuluşu, dünya ve ahiret saadeti için din göndermiş, emir ve yasaklarını bildirmiştir. Neleri yapıp neleri yapmamamızı bildiren, dosdoğru bir hayatın yolunu gösteren din, Efendimiz s.a.v.’in risaletinde kemale erdirilmiştir. Rabbimiz, Hz. Adem Aleyhisselam’dan Fahr-i Alem s.a.v. Efendimiz’e kadar, insanlığın salah ve kurtuluşu, dünya ve ahiret saadeti için din göndermiş, emir ve yasaklarını bildirmiştir. Neleri yapıp neleri yapmamamızı bildiren, dosdoğru bir hayatın yolunu gösteren din, Efendimiz s.a.v.’in risaletinde kemale erdirilmiştir.

    Müslümanlar da bu dine kâmilen uymakla mükelleftirler. İç ve dış bütün hayatını dinin sınırları içinde, onun koyduğu hükümler doğrultusunda tanzim etmedikçe, bütün varlığı ile inanarak, benimseyerek ve severek uygulamadıkça bir müslüman kâmil bir mümin olamaz. Kâmil bir mümin olmak, ancak maddî-manevî, zahirî-batınî, iç ve dış insanın bütün yönleriyle dinin ahkâmına bağlı olmasıyla mümkündür.

    Hayatın görünen yüzüyle [zâhirle] fıkıh ilmi, iç alemimizle de [bâtınla] tasavvuf ilmi ilgilenmektedir. Bütün İslâmî ilimlerde olduğu gibi fıkıh ve tasavvufun da kaynağı Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye’dir. Tasavvuf, nazargâh-ı ilâhi olan kalbi Allah’tan gayrı her şeyden [mâsivadan] ve ahirete hiçbir faydası olmayan söz, hayal ve düşüncelerden [havâtırdan] korumanın, nefsi kötülüklerden arındırmanın yollarını gösteren, Kur’an ve Sünnet ışığında eğitim yapan manevi bir ilim ve terbiye okuludur. (daha&helliip;)