Blog

  • Zeybek,Merhum erbakanla alakalı yaptığı açıklama!!!

    Zeybek,Merhum erbakanla alakalı yaptığı açıklama!!!

    Politika 27.02.2011 – 20:03 Yazdır! Kapat! Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan’ın vefatı dolayısıyla bir açıklama yaptı: “Mekanı cennet olsun.” “28 Şubat denilen o belalı günlerde, yakın tarihimizin en karanlık devri olan o günlerde, yine onunla birlikte bir mücadelenin içinde bulunduk. 28 Şubat’ın anti demokratik tutumuna karşı mücadele ettik.” “Sayın Erbakan milletimizin manevi ve ruh köküne bağlı, milli bir insandı. Hem fikri, hem de icraat adamıydı. Sanayimizin gelişmesinde onun ortaya koyduğu projelerin çok büyük katkısı olduğunu herkes biliyor. İz bıraktı, yakın çevresinde olsa da olmasa da bir çok insanı etkiledi.” ( DP Basın Merkezi – 27 Şubat 2011) Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan’ın vefatı dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Mekanı cennet olsun.”dedi Zeybek, “28 Şubat denilen o belalı günlerde, yakın tarihimizin en karanlık devri olan o günlerde, yine onunla birlikte bir mücadelenin içinde bulunduk. 28 Şubat’ın anti demokratik tutumuna karşı mücadele ettik.”diye konuştu. Namık Kemal Zeybek, Erbakan’ın vefatı ile ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Ben Erbakan’ı 1961 yılında o zaman Gökan Evliyaoğlu beyin çıkardığı ‘Düşünen Adam’ diye bir dergi vardı. O derginin kapağında ‘Türkiye’de otomobil yapılabilir’ diye bir açıklamasından tanıdım. İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim görevlilerinden Doç. Dr. Necmettin Erbakan olarak tanıdım. Ondan sonra hep takip ettik, kendisiyle yakınlaştık, dost olduk. Beni etkileyen en önemli yönü; bugünkü uygarlığın temelinde İslam Uygarlığı’nın bulunduğunu ve bugünkü bilimlerin bir çoğunun aslında Müslüman bilginler tarafından ortaya konulduğunu belirten çalışmalarıydı. Zaman zaman o konuda sohbete ederdik. O gerçek bilgilerle, derin bilgilerle bizim sohbetimize katkı yaparak renk ve zenginlik verirdi. “Milli bir insandı” Biz, O’nunla başka siyasi partilerde olsak da, gönül birliği içerisinde yolumuza devam ederken, aynı hükümette yer aldık ve bizim başbakanımız oldu. Ben o hükümette, hükümet sözcüsü olarak görev yaptım ve birlikte çalıştık. 28 Şubat denilen o belalı günlerde, yakın tarihimizin en karanlık devri olan o günlerde, yine onunla birlikte bir mücadelenin içinde bulunduk. 28 Şubat’ın anti demokratik tutumuna karşı mücadele ettik. Sayın Erbakan milletimizin manevi ve ruh köküne bağlı, milli bir insandı. Hem fikri, hem de icraat adamıydı. Sanayimizin gelişmesinde onun ortaya koyduğu projelerin çok büyük katkısı olduğunu herkes biliyor. İz bıraktı, yakın çevresinde olsa da olmasa da bir çok insanı etkiledi. Bir mekteptir Erbakan, bir değerli insandır, bir mümindir, bir mutasavvuftur. Siyasette de sözü olan, özü olan ve söyleyecek sözlere etki yapan bir insandı. İz bıraktı, öğrenciler yetiştirdi. Benim üzerimde yararlı etkileri olan bir insandı, Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyorum, mekanı cennet olsun.” “Namık Kemal, vatan ve memleket tehlikede, vatan ve memleketi kurtarın” “Bundan 10 gün kadar önce hastanede ziyaret etmek istedim. Dediler ki; ziyaretçi kabul etmiyor, gidenler defter var, oraya yazıyorlar ve yardımcıları kabul ediyor. Olsun gidelim dedim. Hocam benim ziyaret etmek istediğimi duymuş, ‘Doktorlardan izin alın beş dakika görüşmek istiyorum’ demiş. Şevket Kazan Bey’le odasına girdik yataktan kalkmıştı, bizi yatakta karşılamak istemedi. Fakat durumu iyi değildi, besbelliydi, vücudu şişmişti, ‘daha fazlaydı indi’ dediler. Güzel güzel bakıyordu. Masumiyet vardı, mahzuniyet vardı. Ayrılırken dedi ki, ‘Namık Kemal, vatan ve memleket tehlikede, vatan ve memleketi kurtarın’ dedi. Biz şifa dileklerimizi söyledik, dışarı çıktık. Ayrılırken, Şevket Bey ağlıyordu, “Vasiyetti bu sözler” dedi. Bizim bilmediğimiz tabii yakınları başka şeyler de biliyorlardı. Doğrusu benim de gözlerim doldu ve hüzün içinde ayrıldım. Hocamızın yıllardan beri, bu seçimden önce de birtakım ittifak girişimleri vardı. Hocamız müteşebbis bir insandı, girişimci bir insandı ve hiçbir zaman da teşebbüsü elden bırakmazdı. Sürekli çözümler, projeler geliştirir, o projeler çerçevesinde insanları çağırır, parti genel başkanlarını çağırır ve bir çözüm bulmaya çalışırdı. Yine o çalışmaları yapıyordu ama biz gittiğimiz de asla öyle ittifak gibi şeylerden söz etmedik, sadece bunları söyledi. “Vatan ve memleket tehlikede onu kurtarmak lazım” sözlerinin tercümesini yapamam. Bundan başka bir şey söylemedi ama geniş bir ittifak düşündüğünü zannediyorum. Allah rahmet eylesin mekânı cennettir herhalde diye düşünüyorum.” Kaynak: DP Demokrat Parti Bilgi İşlem Müdürlüğü

  • Nanoteknoloji Nedir? Faydaları ve Zararları Nelerdir?

    Nanoteknoloji Nedir? Faydaları ve Zararları Nelerdir?

    Nano Teknoloji Nedir
    Nano Teknoloji Nedir

    ‘Nano’ kelimesi kök olarak Yunancadan gelmekte ve cüce anlamında kullanılmaktadır. Bir Nanometre (nm) metrenin milyarda biri kadar bir uzunluğa sahiptir ve teorik olarak milimetrenin de milyonda biri kadar bir uzunluktur. İnsan saç teli ile bir kıyaslama yaptığımızda yaklaşık olarak saç telinin onbinde biri kadar bir kalınlığa sahiptir.Ayrıca saç kılının seksen binde biri büyüklüğüne sahip parçacıkları ifade etmektedir. Bir futbol topu ile dünyayı karşılaştırmamız nano boyutu ifade etmede yanlış bir karşılaştırma olmayacaktır.

    Nanoteknoloji Nedir?
    Nanoteknoloji; atomların ve moleküllerin en küçük birimlerini ifade etmek ve maddeyi atomik boyutu ile kontrol etmek amacı ile kullanılmaktadır. Atom üstüne atom koyarak yeni maddeler oluşturmayı ve mevcut maddelerin moleküler yapısını değiştirerek yeni maddeler oluşturma çalışmalarını içermektedir. Eğer doğadaki atomik dizilim taklit edilebilir ya da kopyalanabilirse atomlar hareket ettirilebilir ve böylece birçok farklı madde oluşumu sağlanabilir… Bu düşünce günümüzde nanoteknolojiye olan ilgiyi artırmakla beraber bu alandaki çalışmaları da hızlandırmıştır. Birçok dalda mevcut sınırlar kaldırılabilir ve kömür gibi bir maddenin molekülleri değiştirilerek elmas elde edilebilir. (daha&helliip;)

  • TRABZON ’UN KURTULUŞ KUTLAMALARINA DAVET

    TRABZON ’UN KURTULUŞ KUTLAMALARINA DAVET blank

  • 93.Kurtuluş yıl dönümümüzü kutluyoruz

    Trabzon’umuzun Düşman İşgalinden Kurtuluşunu Bu Zor Şartlarda Gerçekleştirerek
    Bugünlere Gelmemize Sebep Olan Dedelerimizi 93. Yılımızda
    Hasretle Anıyor Ve Kendilerine Ve Tüm Kurtuluş Savaşı
    Şehitlerimize Allah’tan Rahmet Ve Mağfiret diliyoruz.

    TDF Yönetim Kurulu adına Genel Başkan
    Nurettin TURAN

    Trabzon’un Kurtuluşu:
    1917’de Rusya’da Bolşevik ihtilali olunca, Rus ordusunda büyük bir panik başladı. Geri çekilmek zorunda kalan Ruslarla, 18 Aralık 1917’de Erzincan Antlaşması yapıldı.
    Bu antlaşmaya Ermeniler uymayıp, Türkler aleyhinde katliamlara girişince, Ordu Komutanı Vehip Paşa’ya ileri harekât emri verildi.
    11 Şubat 1918’de genel hareket emrini alan ordumuz, bir koldan Kafkasya üzerine ilerlerken, diğer koldan Trabzon’lu Albay Hamdi Bey (Pirselimoğlu) komutasındaki 37. Tümen; Giresun’dan 123. alay ile takviye edilerek Trabzon üzerine yola çıktı.
    Bölgedeki çeteleri de temizleyerek ilerleyen birliklerimiz 15 Şubat 1918’de Vakfıkebir’i, 18 Şubat 1918’de Akçaabat’ı geri aldı. Birkaç gün içinde çevreyi düşmanlardan temizleyen birliklerimiz 24 Şubat 1918 tarihinde Trabzon’a girdi. Trabzon’un ve Trabzon’lunun 2 yıla yaklaşan esaret ve muhacirlik çilesi sona erdi.
    Osmanlı Devleti, Brest-Litovsk Anlaşması ile doğudaki topraklarını istiladan kurtardı.
    Ancak Trabzon, kurtuluşun sevincini tadamadı. Zira hicretten dönen halkı harabeye dönen Trabzon’da yoksulluk ve sefalet bekliyordu.

    Kurtuluş Savaşı Yıllarında Trabzon
    Osmanlı İmparatorluğu, Birinci Dünya Savaşı’nda “Müttefik Devletler” yanında savaşa girip yenik düşünce “İtilaf Devletleri” ile “Mondros Ateşkes Antlaşması”nı imzalamak zorunda kalmıştı. Bu anlaşmaya göre, Doğu vilayetleri Ermenilere verilecek, Karadeniz sahillerinde Pontus Devleti kurulacaktı. Ülkenin içine düştüğü bu durum, yurdun her tarafında “Müdafa-i Hukuk” cemiyetlerinin en güçlüsü Trabzon Müdafa-i Hukuk Cemiyeti idi.
    Başkanlığını Belediye Reisi Barutçuzade Ahmet Bey’in yaptığı Cemiyet, bu konularda adeta öncülük yaparak, vatanın topyekün savunulması için yoğun çalışmaların içine girmişti. Bu maksatla da önce bir yayın organına sahip olmanın gereğine inanılarak “İstikbal” gazetesi Faik Ahmet Barutçu yönetiminde çıkarılmıştı. İşgalin ağır darbeleri altında bütün müesseseleri zarar gören Trabzon’da, bir gazete basacak çalışır durumda Türk matbaası olmadığı için, çıkarılan gazete bir müddet Mihailidi isimli bir Rum matbaasında basılmış ve daha sonra yeni bir matbaa kurulabilmiştir.
    Trabzon’un önderliğini yaptığı mücadele fikri, süratle çevre ile ve ilçelere yayılmıştı. Trabzon’da olup bitenler titizlikle takip ediliyor, bölgenin kalbi adeta Trabzon’da atıyordu.

    “Mondros Mütakeresi’nde “Vilayet-i Sitte” adı altında Erzurum, Van, Bitlis, Elazığ, Diyarbakır, Sivas vilayetlerinin mukadderatı birleştirilmiş. İtilaf Devletleri buralarını Büyük Ermenistan’a vaad etmiş, üstelik Trabzon vilayetini de Pontusçu Rumlara bağışlamıştı.
    Trabzon’un bu konulardaki hazırlığı ve çalışmaları sonucunda Erzurum Kongresinin yapılması gerçekleşmiştir. Çalışmalar Kurtuluş Savaşı boyunca devam ve zaferin kazanılmasında Trabzon’un ve Trabzonluların çok büyük payı olmuştur.
    Bu vilayetlerden Trabzon zaten kendi teşkilatını yapmış ve çok kuvvetli çalışmağa başlamış olduğu gibi, bizi de teşvik ediyordu. Bu karanlıklar içinde bazı aydın noktalar eksik değildi. Trabzon’da çıkan “İstikbal Gazetesi”nde Faik Ahmed Barutçu, bu bölgede türeyen Pontusçularla yiğitçe döğüşüyor. Muhaza-i Hukuk Cemiyeti, Karadeniz sahillerinde fikirleri bir araya topluyor ve tesir alanını her gün biraz daha genişletiyordu”. (Cevat Dursunoğlu, Milli Mücadele’de Erzurum, Ankara 1946)

    Trabzon’un bu konulardaki hazırlığı ve çalışmaları sonucunda Erzurum Kongresinin yağılması gerçekleşmiştir. Çalışmalar Kurtuluş Savaşı boyunca devam etmiş ve zaferin kazanılmasında Trabzon’un ve Trabzon’luların çok büyük payı olmuştur.
    Yirmi Dört Şubat Destanı
    (Trabzon’un Kurtuluşu)
    Başı dik. gözleri şimşek gibi
    Gözlüyordu bu günü geçmişten dedem
    Nasırlı ellerinde çapası sırtında sepetiyle
    Çıplak ayakla çalışıyordu tarlada ninem
    Yaylasında dağında taşında
    Maçka’sında Of’unda Akçaabat’ında.
    Dayım halam amcam yengem
    Nereden çıkagelmişse düşman
    Ninem çapasıyla
    Dedem tüfeğiyle
    Amcam gençliğiyle.
    Babam yüreğiyle
    Hepsi dişiyle tırnağıyla kanıyla canıyla
    24 Şubat destanı yazdılar.
    Duyun düşmanlar.
    Bir senede üç yüz altmış beş
    24 Şubat var.
    Mehmet Kuvvet

    blank

  • Trabzonlu vatandaşımız öldürüldü

    Trabzonlu vatandaşımız öldürüldü
    Libya’da bir Türk vatandaşının hayatını kaybettiği açıklandı.

    Libya’da Kaddafi yönetimine karşı halk ayaklanmasında kan dökülürken Trablus’ta bir şirkette İş makinesi Operatörü Türk işçisi 27 yaşındaki Yunus Emre Çelik de yaşamını yitirdi.

    Trabzon’un Yomra İlçesi’ne bağlı Oymalıtepe Beldesi nüfusuna kayıtlı olan ve Libya’da Çalışan Yunus Emre Çelik’in, Trablus yakınlarındaki şantiyede bu sabah görevli olduğu vinçe çıkarken, ayrılıkçı keskin nişancı teröristin silahlı saldırısında bir kurşunun isabet etmesi sonucu öldüğü belirtildi.
    Yunus Emre Çelik’in uzun namlulu bir silahtan açılan ateşle öldürüldüğü bilgisi geldi.

    Trabzon Dernekleri Federasyonu Başkanlığı
    Trabzonlu vatandaşımız öldürüldü
    Libya’da bir Türk vatandaşının hayatını kaybettiği açıklandı.

    Libya’da Kaddafi yönetimine karşı halk ayaklanmasında kan dökülürken Trablus’ta bir şirkette İş makinesi Operatörü Türk işçisi 27 yaşındaki Yunus Emre Çelik de yaşamını yitirdi.

    Trabzon’un Yomra İlçesi’ne bağlı Oymalıtepe Beldesi nüfusuna kayıtlı olan ve Libya’da Çalışan Yunus Emre Çelik’in, Trablus yakınlarındaki şantiyede bu sabah görevli olduğu vinçe çıkarken, ayrılıkçı keskin nişancı teröristin silahlı saldırısında bir kurşunun isabet etmesi sonucu öldüğü belirtildi.
    Yunus Emre Çelik’in uzun namlulu bir silahtan açılan ateşle öldürüldüğü bilgisi geldi. Merhuma Allahtan Rahmet kederli ailesine başsağlığı diliyoruz.

    Trabzon Dernekleri Federasyonu Başkanlığı

    blank

  • TSTK-KASTOB ORTAK TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ

    TSTK-KASTOB ORTAK TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ

    TSTK – KASTOB BAŞKANLAR KURULUNUN 2011 YILI İLK ORTAK TOPLANTISI HASAN EKŞİ BAŞKANLIĞINDA TOPLANDI

    Tstk – Kastob Başkanlar Kurulu 2011 Yılı İlk Ortak Toplantısı Özel Gündemle Hasan Ekşi Başkanlığında Toplanarak Gerçekleştirildi.

    Özel Gündem Olarak 2010 Yılının Değerlendirilmesi ve 2011 Yılında neler yapılacağı konularında Görüş Alışverişi Yapılan Toplantıda Geçen Yılın Eksiği Olarak Görülen Enerji, Sağlık, Gibi Konularda Özel Projeler Üzerinde Çalışılması önerildi.

    Genel Başkanımızın Nurettin Turan şehir dışında olduğundan katılamadığı Toplantıya Federasyonumuzu Temsilen Başkan Vekili Mustafa Demir, Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Ayaz Katıldılar.
    blank

  • Türk ve Dünya Gençleri Trabzon’da buluşuyor

    Türk ve Dünya Gençleri Trabzon’da buluşuyor

    blankTürk ve Dünya Gençleri Trabzon’un kurtuluşunda buluşuyor. Trabzon Belediyesi Gençlik Meclisi’nin organizasyonuyla 23-27 Şubat 2011 tarihleri arasında Trabzon’un kurtuluşu münasebetiyle 1. Türkiye Gençlik Buluşması kapsamında 81 il Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türk Cumhuriyetleri olmak üzere 36 dünya ülkesinden 150 genç Trabzona gelecek.

    Trabzon Belediyesi Gençlik Meclisi Başkanı Muammer Tosun konuyla ilgili yaptığı açıklamada, gelen misafirlere Trabzon’u en iyi şekilde aktarmaya çalışacaklarını belirterek, “1. Türkiye Gençlik Buluşması’nı yaparak ülkemizin 81 ili, Kuzey KıbrısTürk Cumhuriyeti, Türk Cumhuriyetleri ve 36 dünya ülkesinden gelecek olan 150 gence marka şehir olan Trabzon’umuzu en iyi şekilde aktarmaya, onlara Trabzon’un kültürünü aşılamaya çalışacağız. Trabzon’un kurtuluşu olan 24 Şubat günü, kurtuluş töreni etkinliklerinde yer alarak ayrıca Trabzon’umuzun tarihini anlatan bir konferans organize ettik.

    (daha&helliip;)