Etiket: Allah

  • Sevmeyi Seviyorum

    Sevmeyi Seviyorum

    yavuzselim

    Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzân
    Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek

    Yavuz Sultan Selim

    Gelemiyorum sıkıntıya, sınırlar daraltıyor rûhumu… İnsan olmak zor iş… Sabretmek, sıkılmamak, “sıkıldım” dememek, hep insanlığın bir gereğiyse eğer?! Lâkin insanlık başlığı altında olmak istemeyenlere ‘dünya şartlarında sefâleti saadet zannedenlere’ kolay her şey!.. Hani o mâlum belgesellerdeki “iki ayaklı hayvan” tâbirini haklı çıkarırcasına yaşamak… En basit, en alt, en dipsiz seviye… (daha&helliip;)

  • Bence Tam Ağlama Mevsimi

    Bence Tam Ağlama Mevsimi

    aglamak

    Gönüldeki hüzün-keder, neş’e-sevinç, merhamet-şefkat… gibi duyguların coşup bulutlaşması ve gözler yoluyla dışa vurmasıdır gözyaşları. Tasa-elem, aşk-iştiyak, emel-ümit, firak-visal; belki bütün bunlardan daha çok da “mehâfetullah” ve “mehâbetullah” ağlatır, hisleri hüşyar ve kalb ufkunda O’na yâr olanları. Diğer ağlamalar, insanın cismanî ve ruhanî tabiatının halitasından fışkırır gelir; cibillîdir, yaygındır, için sesi değildir, dolayısıyla da sıradan sayılırlar.

    Temeli iman ve mârifete dayanan, muhabbet ve aşk u şevkin tetiklediği ağlamalara gelince, bunlar, tamamen Hakk’ı bilmeye, her şeyde O’nu duymaya, miadı meçhul vuslat hülyalarıyla oturup kalkmaya ve O’na karşı mehâfet ve mehâbetle tir tir titreyip sürekli O’nun huzurunda saygıyla köpürüp durmaya bağlıdır. Sınırlıdır; çok az bahtiyara nasip olmuştur.. ve devamı da, nazarların her şeyde O’nu okumasına, O’nu duymasına, O’nu talep etmesine, O’nu bilmesine ve O’nu söylemesine vâbestedir. Bilen alâka duyar, ruhta alâka derinleştikçe sevgiye dönüşür ve zamanla bu sevgi, önü alınmaz bir aşk u iştiyaka inkılâp eder. Artık böyle biri bîkarardır, gezer çölden çöle ve “Leylâ” der ağlar. (daha&helliip;)

  • Ve Allah Anneyi Yarattı

    Ve Allah Anneyi Yarattı

    anneALLAH BUYURDU: “Rahmetim herşeyi kuşatsın.”
    Ve bardaktan boşanırcasına yağdı rahmet yeryüzüne.

    Ezelî ve sınırsız rahmetin bir parıltısı, dağları ve denizleri kuşattı.

    Annelerin ve babaların yüreğine aktı, sinelerinden fışkırdı.

    Yavru kuşlar ve yavru balinalar beraberce beslendiler o pınardan. Okyanuslar ve karalar o rahmetin neş’esiyle şenlendi. Yumurtalar o neş’eyle çatladı, memeler o neş’eyle dolup dolup boşaldı.

    Anne ayı ve baba penguen, o neş’eyle yemek yemeyi unuttu. Üç ay boyunca biri yumurtayı beklerken, diğeri yavrusunu emzirdi. Baba balık, ağzındaki yumurtaların başına birşey gelmesin diye 80 gün boyunca aç dolaştı.

    Hepsi de yalnız rahmetle beslendiler. (daha&helliip;)

  • Çocuk ve Allah

    Çocuk ve Allah

    cocukÇocuk sağda solda, dışarıda içeride, evde sokakta hayatın güzelliğine dair cümleler duyamıyordu. Çocuk hayattan korkuyordu. Çevresinde olup biten şeyler ona çok karmaşık geliyordu. Can sıkıntısından patlıyordu. İçinde bir boşluk vardı. Anlam veremiyordu. Hiçbir şeye anlam veremiyordu. Oyuncaklarından sıkılıyordu. Sıkılınca oyuncaklarını sağa sola fırlatıyordu. Oyuncaklarına kötü davranıyordu. Babası ona sadece oyuncak almakla yetiniyordu. Herbir oyuncakla ilgisi birkaç günlüktü. Modern zamanın insanı neyse, modern zamanın çocuğu da oydu. Çocuk mutsuzdu. Anne babalar mutsuzdu. Çocuk hayattan korkuyordu. Yaşananlar onu tedirgin ediyordu. Çocuk güvensizdi. Etrafı tehlikelerle doluydu. Her an kötü bir şey olabilirdi.
    Çocuğun içindeki karmaşa diline de yansıyordu. İçinde neler olup bittiğini çözemiyor, hem içindeki karmaşadan hem de dilinin henüz yeni inşa edilmesinden, bunları kelimelere dökemiyordu. Dökse de onu kim dinleyecekti? O da kendisi için daha rahat bir anlatım biçimi olan resimlerle anlattı bunu. Çocukların yaptıkları resimler onların en anlaşılabilir dilidir. (daha&helliip;)

  • Sevmeyi Seviyorum

    Sevmeyi Seviyorum

    efendim
    Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzân
    Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek
    Yavuz Sultan Selim

    Gelemiyorum sıkıntıya, sınırlar daraltıyor rûhumu… İnsan olmak zor iş… Sabretmek, sıkılmamak, “sıkıldım” dememek, hep insanlığın bir gereğiyse eğer?! Lâkin insanlık başlığı altında olmak istemeyenlere ‑dünya şartlarında sefâleti saadet zannedenlere- kolay her şey!.. Hani o mâlum belgesellerdeki “iki ayaklı hayvan” tâbirini haklı çıkarırcasına yaşamak… En basit, en alt, en dipsiz seviye… (daha&helliip;)

  • Evlilik insanı Allah’a yaklaştırmalı

    Evlilik insanı Allah’a yaklaştırmalı

    imagesEvlilik, insanı günahtan koruyan bir kalkandır. Evlilik, el ele verip doğruya koşmaktır. Evliliğe bu açıdan baktığınızda, izdivacın insanı Allah’a yaklaştırması gerektiği görülebilir.
    Delikanlı okulunu bitirdi ve işini kurdu. Artık evlenip çoluk çocuğa karışmak istiyor. Bunun için de düşünüyor ve soruyor: “Acaba kiminle ve nasıl biriyle evlensem?”

    Akıl verense çok oluyor: “Evleneceğin kişi şöyle şöyle olsun”. Ama anne ille de güzel gelin istiyor.

    Genç kızın da evlenme yaşı geliyor. O da düşünüyor. “Acaba evleneceğim kişide nasıl bir özellik arasam? Dini diyaneti önemli olmalı mı?” Bu anne de kızının bir zenginle evlenip rahat etmesini düşlüyor.. (daha&helliip;)

  • Kurban nedir? Kurban’ın Manası Ne demektir?

    blankHz. İbrahim’in (a.s.) peygamberliği, İslâm peygamberi Hz. Muhammed (a.s.m.) insanlık ve peygamberlik zincirinin ilk halkası Hz. Adem (a.s.) gibi bütün insanlığı etkilemiş, insanlık ve İslâmlık şahs-ı mânevîsinin tarihî ve mânevî gelişiminde önemli bir dönüm noktasının temsilcisi olmuştur. Onun ve ailesinin yaşadıkları bütün insanlık için mânevî alemlere açılan bir pencere hükmüne geçmiş ve mülk boyutunda Hz. Adem’in (a.s.) melekût boyutunda Hz. Muhammed’in çekirdeği olduğu, fihristeliğini yaptığı şecere-i hilkat ya da İslâmiyet’in akis hali olması gereken insaniyetin kolektif şuurunda derin izler bırakmıştır. Hz. İbrahim ve ailesinin yaşadıkları onların, dolayısı ile bizlerin ve bütün insanlığın Rabb-i Rahim’lerine, Hâlık-ı Kerim’lerine yakınlaşma yani bir akrebiyet-i ilâhiye serüvenidir. Yaratılış gayemizin hayat serüveninin nihai meyvesinin ortaya çıkış hali olan bu durum, asırlardır tekrar sembolize edilip yaşanmaktadır. (daha&helliip;)