Etiket: din

  • Paslı Anahtarlar

    Paslı Anahtarlar

    anahtarHer meseleye Batı normlarıyla bakmak, kendi dünyasına yabancılaşmış insanların ortak tavrıdır.Batı ”din” derken, toplumuna hakim inançlar sistemini, özellikle Hristiyanlığı kastederken, başka iklimlerdeki uydular, kendi gerçekleri üzerinde düşünmek ”külfetini” göze almak yerine, aynı kişileri kullanma ”kolayını” seçerler! Efendilerinden devşirdikleri paslı anahtarların her kapıyı açabileceklerini sanırlar! Çok yönlü şuursuzluklarının temelinde ekseriyetle bunu görebilirsiniz.

    Din diye anılageldikleri için, batıl dinlere yöneltilen bir kısım haklı tenkidleri; sanki İslam Dini onlarla aynı kefeye konulabilirmiş, onlardaki zaaflara malulmüş gibi, onun içinde geçerli zannederler!

    Öyle ya: ”Karga uçtuğuna göre, her uçan şey niye karga olmasın?”

    Düşünmemenin, kuklalığın ”rahat” bir meslek olup olmadığı tartışma götürürse de , ”şerefli” olmadığı hususunda zerrece şüphemiz yoktur.

    Mehmet Selahattin Şimşek

  • İslâm Dininin ilme verdiği önem

    İslâm Dininin ilme verdiği önem

    Yaşar AYAZOĞLU
    Yaşar AYAZOĞLU

    Yüce dinimiz İslam, sevgili peygamberimize vahyin gelişinden beri ilme büyük önem vermiştir. İlk ayet peygamberimize insanı yaratan ve bilmediklerini kalemle yazmayı öğreten Rabbinin adıyla okumaya davet ederek indi. Hem Kuran’ı Kerim de Hz. Muhammed (s.a.v.) Müslümanları doğrudan doğruya düşünmeye ve ilim öğrenmeye teşvik ediyor. “Oku!”, “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?1”, “Bilhem mediğiniz bir konuda bir bilene sorun2” mealindeki ayetler ilim ve düşünceye teşvik eden yüzlerce ayetten sadece bir kaçıdır. (daha&helliip;)

  • Yanlışa Müdahale ve Çoğulculuk

    Yanlışa Müdahale ve Çoğulculuk

    kilitİçinde yaşadığımız zaman dilimi, birarada yaşama, hoşgörü, çoğulculuk gibi kavramların hüküm sürdüğü farklıbir dünya fotoğrafı çıkarıyor karşımıza. Bu kavramların aslında neanlama geldiği, neyi hedeflediği ve muazzez dinimiz tarafından neölçüde tasdik edildiği konusunda ciddi bir zihniyet krizi yaşadığımızortada.

    Kur’an ve Sünnet bizden, yaşadığımız ortama veşartlara bukalemun gibi ayak uydurmamızı değil, içinde bulunduğumuzortam ve şartları mümkün olduğunca Allah Tealâ’nın rızasına uygun halegetirerek yaşamamızı istiyor. Nasıl ki din değişmek ve dönüşmek içindeğil, değiştirmek ve dönüştürmek için gönderilmişse; aynı şekildemüslüman da bu anlayış içinde hareket etmek durumundadır.

    İçinde yaşadığımız zaman dilimi, bilhassa Batı’dan esen rüzgârların etkisiylebir arada yaşama, hoşgörü, çoğulculuk… gibi kavramların hüküm sürdüğüfarklı bir dünya fotoğrafı çıkarıyor karşımıza. Toplum olarak hiçbirmuhakemeye tabi tutmadan kabul edip kullandığımız bu kavramlarınaslında ne anlama geldiği, neyi hedeflediği ve muazzez dinimiztarafından ne ölçüde tasdik edildiği konusunda ciddi bir zihniyet kriziyaşadığımız ortada. (daha&helliip;)

  • Prof. Dr. Mehmet Emin Ay – Ailede ideal din egitimi

    Prof. Dr. Mehmet Emin Ay – Ailede ideal din egitimi
    Rotterdam İslam Üniversitesi

  • Şeytan ve Çağdaş Takipçileri

    Şeytan ve Çağdaş Takipçileri

    blankŞeytan, Allah’ın rahmetinden uzak düşmüş, işi azgınlık ve azdırma; varlığını fitne, fesat, nifak ve şikak ekseninde sürdüren lanetlik bir tali’sizdir. Şeytânettir onun her işi ve şer peşinde koşar sürekli; koşar ve insanlarda kötülük duygularını tetikleyerek, onları iyilikten, güzellikten ve faziletten uzaklaştırarak âdeta kendine benzetip aveneleri hâline getirir. (daha&helliip;)

  • Tasavvufda 4 Kapı Vardır

    Tasavvufda 4 Kapı Vardır

    blank1- Şeriat Kapısı
    2- Tarikat Kapısı
    3- Marifet Kapısı
    4- Hakikat Kapısı
    Öğreti olarak bu kapılar birer birer geçilerek Hakikate ulaşılır.
    Öğrencilerinden biri Mevlana’ya sormuş;
    “Efendim, bu 4 kapı meselesini ben pek anlayamıyorum.
    Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız?” (daha&helliip;)

  • Rabbim Görün Bana Bakayım Sana

    Rabbim Görün Bana Bakayım Sana

    blankA’raf Sûresi’nin 143. ayeti, Hz. Musa’nın (aleyhisselam), farklı bir buudda buluşma yerine gelip Rabb’inin kelamına muhatap olduktan sonra, Cenab-ı Hakk’tan taleb-i rüyetini (Cenab-ı Hakk’ı görmek istemesini) anlatmaktadır. (daha&helliip;)