20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren hücrenin moleküler yapı ve işleyişindeki mekanizmaların keşfedilmeye başlanması, hem hastalıkların oluşma sebeplerini hem de sağlığı devam ettirebilmenin şartlarını daha iyi anlamamıza vesile oldu. Medyada artık ‘tıbbî başarıların, hızla gelişen ilim ve teknolojinin de yardımıyla hastalıkların tedavisine ve ortalama ömrün uzamasına büyük katkı sağlayacağı, 21. yüzyıl insanlarının çok daha sağlıklı olacağı’ yorumları yapılıyordu. Zîrâ yüz yıl önce en büyük ölüm sebebi olarak bilinen mikrobik hastalıklar, 1930’larda keşfedilip geliştirilen antibiyotiklerin kullanılmasıyla azaltılmış; toplu sakatlanmalara ve ölümlere yol açabilecek salgın hastalıkların önü alınmıştı. (daha&helliip;)
Etiket: İslam
-

Tıptaki Gelişmeler İslâm’a Davet Ediyor
-

Kur’an, Siddet ve Fitne Üzerine Bazi Tesbitler
* Islam hosgörü dinidir
* Savas Hukuku ve Baris Hukuku Hükümlerinin Kasten Birbirine Karistirilmasi Asla Kabul Edilemez; Wilders bunu yapmaktadir.
* Savas Zamaninda Siddete Karsi Çikan Islam, Baris Zamaninda siddete müsaade eder mi?
* Fitne ne demektir?
* Bütün Dinler Ahiretin Oldugunu ve Ahirette Allahin Ebedi bir Azabi Bulundugunu Kabul etmektedirler (daha&helliip;) -

Tasavvufda 4 Kapı Vardır
1- Şeriat Kapısı
2- Tarikat Kapısı
3- Marifet Kapısı
4- Hakikat Kapısı
Öğreti olarak bu kapılar birer birer geçilerek Hakikate ulaşılır.
Öğrencilerinden biri Mevlana’ya sormuş;
“Efendim, bu 4 kapı meselesini ben pek anlayamıyorum.
Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız?” (daha&helliip;) -

Ruh ve Beyin
Ruhun bedenden ayrılması son noktadır. Ruh bedenden ayrılınca organların bütünü yerindedir. Yani organlarda bir noksanlık ve değişim yok. Fakat göz görmez, ağız konuşmaz. Kulak işitmez. Niçin? Çünkü ruh bedenden ayrılmıştır.
Anlıyoruz ki, ruh aynı manada candır, hayattır. Ruh ayrıldı, nereye gitti? Canlı organizma yaratmak Allah’a ait olduğuna göre. Hayat Allah’ın sıfatıdır.
Hayatı veren O’dur. (daha&helliip;) -
Namaz vakitlerinin sırrı
Âlem öyle nurlu bir sarmal içinde ki, her an beş vaktin beşi de dünya içinde ayrı ayrı yerlerde yaşanabiliyor. O vakitlerin öyle güzel sırları var ki, bize kulluğumuzu ve ahireti hatırlatıyor.
Namaz, Rabb’imizin “Celal”ine karşı kavlen ve fiilen “Sübhânallah” deyip takdis etmek, “Kemal”ine karşı, lâfzan ve amelen “Allahü Ekber” deyip tâzim etmek. “Cemal”ine karşı da kalben, lisanen ve bedenen “Elhamdülillâh” deyip şükretmektir. (daha&helliip;) -

Oruç nedir? Niçin oruç tutuyoruz?
Orucun Arap dilindeki karşılığı “savm” kelimesi olup, bu kelime “bir şeyden uzak durmak, kişinin kendini tutması ve engellemesi” manalarına gelmektedir. Terim olarak ise, “tan yerinin ağarmasından güneşin batma vaktine kadar, bir gaye uğruna bilinçli bir şekilde yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durup nefsi dizginlemek” demektir. (daha&helliip;) -

Mümin Kimdir?
* Mümin, müminin aynasıdır. Mümin, müminin kardeşidir, malını o yokken korur ve gelecek kötülüklere karşı etrafını çevirir. (Ebu Davut, Edep, 49)* Mümin, saftır (temiz kalpli), kerimdir. Fâcir ise hilekârdır, alçaktır. (Tirmizi, Birr, 41)
* Mümin, bir (yılanın) deliğinden iki defa sokulmaz. (Buhari, Edep, 83) (daha&helliip;)
