Etiket: Necip Fazıl

  • Necip Fazıl Kısakürek’in Vasiyeti

    necip fazıl kısakürek
    Necip Fazıl Kısakürek

    Necip Fazıl Kısakürek’in Vasiyeti;
    1- Bu vasiyet çoluk-çocuğumun ve şahsi yakınlarımın dar ve hususi kadrosundan ziyade,onların da içinde olduğu geniş ve umumi zümreyi muhatap tutuyor.Başta gerçek Türk’ün ruh köküne bağlı yeni gençlik, şu kadar yıllık mücadele hayatımda beni okumuş veya dinlemiş her fert,kısaca Allah ve Resulüne perçinli herkes…Onlara hitap ediyorum ve dileklerimin yerine getirilmesi için gerekli çalışmayı işte bu yeni gençliğe ısmarlıyorum! Eğer üzerilerinde bir hakkım varsa,Hesap Gününde tek tek sorumludurlar. Emanetim, beni seven ve İslam davasında bir hak sahibi olduğumu kabul eden herkese… (daha&helliip;)

  • Necip Fazıl Kısakürek – Gençliğe Hitabe

    necip_fazıl_kısakürek(3)
    Necip Fazıl Kısakürek

    Necip Fazıl Kısakürek – Gençliğe Hitabe ;
    Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik…

    “Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!” şuurunda bir gençlik…

    Devlet ve milletinin 7 asırlık hayatında dört devre…

    Birincisi iki buçuk asır… Aşk, vecd, fetih ve hakimiyet…

    İkincisi üç asır… Kaba softa ve ham yobaz elinde sefalet ve hezimet…

    Üçüncüsü bir asır… Allahın, Kur’an’ında “belhümadal – hayvandan aşağı” dediği cüce taklitçilere ve batı dünyasına esaret… Ya dördüncüsü ?…

    Son yarım asır!.. İşgal ordularının bile yapamayacağı bir cinayetle, madde plânında kurtarıldıktan sonra ruh plânında ebedi helake mahkumiyet…

    İşte tarihinde böyle dört devre bulunduğunu gören… Bunları, yükseltici aşk, (daha&helliip;)

  • Necip Fazıl ve Cezalandırılan Müslümanlar

    Necip Fazıl ve Cezalandırılan Müslümanlar

    blankBir ülkü uğruna hapis yatanların, ki sistem, bireyini düşüncesinden değil eyleminden dolayı yargıladığı id­diasındadır çoğu kez, en meşhurlarından birisidir Ne­cip Fazıl. Meşhur, güçlü ve etkileyici. İslâmî duruşuyla, zamandaşı Nazım’ın (Necip Fazıl üç yaş küçüktür on­dan) temsil ettiği kıymetlerin tam karşı kutbunu tem­sil ediyor olsa da, o da sistemin dışındadır. Ama aynı şeye zıt iki şeyin birbirine benzerliği teorik olarak doğ­ru dursa da hayatta aksamaktadır. Ve Nazım, “Ağa Camii”nden geçen yoldan iyice çıkarken, Necip Fazıl “Ağa Camii”nde bir vaaz vakti yola gelmektedir. Bir Nakşi Şeyhi olan Abdülhakim Arvasi ile karşılaşması* Necip Fazıl’ın milâdını teşkil eder:

    “Benim Efendim.”

    Milâdın tecellisi var. Tecellinin levhi, Büyük Doğu’nun sahifeleri. Büyük Doğu otuz altı yıllık bir hikâ­yedir.Bir nehir roman.

    Yakaca bir hayal kuvveti ve yıpratıcı bir muhayyi­leydi Necip Fazıl. Eğer doğru yatağı bulamasaydı taşkı­nında en evvel kendisi boğulurdu. Akması için en uy­gun yatağı bulduğunda ise “Artık ben nasıl susabili­rim,” dedirten gerçeğinin bu kadar hayata geçirilmesi kaçınılmazdı. “Şahsi bir zevk ve saklı bir telkin” babın­da kaldığı sürece kimseyi ürkütmeyen şey, Büyük Doğu sahifelerinden aşikâr edilmeye başlanınca başladı Ne­cip Fazıl’ın da mahkemeleri, mahkûmiyetleri. (daha&helliip;)