Kategori: Güncel

  • Gıdalarla ilgili Hadis-i Şerifler

    Gıdalarla ilgili Hadis-i Şerifler

    BAL ŞERBETİ

    Ebu Sa’idi’l-Hudri r.a. anlatıyor: “Bir adam Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’a gelerek: “Kardeşim ishal oldu (ne yapayım?)” diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: “Ona bal (şerbeti) içir!” ferman buyurdu.

    Adam içirdi. Bilahare aynı şahıs tekrar gelip: “Ben bal (şerbeti) içirdim. Ancak, bu onun ishalini artırmadan başka bir şeye yaramadı” dedi. (Adam bu gidip gelmeleri) üç kere tekrar etti. Sonunda Aleyhissalatu vesselam: “Allah doğru söyledi. Kardeşinin karnı yalan söyledi (hata etti)” buyurdu. Sonra bir kere daha içirdi. Bu sefer kardeşi iyileşti.”

    Buhari, Tıbb 4, 24; Müslim, Selam 91, (2217); Tirmizi, Tıbb 31, (2083).

     

    ÇÖREK OTU

    Ebu Hüreyre r.a. anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Ölüm dışında hiçbir hastalık yoktur ki çörek otunda onun için bir deva bulunmasın.”

    Buhari, Tıbb 7; Müslim, Selam 89, (2215); Tirmizi, Tıbb 5, (2042); 22, (2071). (daha&helliip;)

  • Kazım’a Mektup

    Kazım’a Mektup

    Kazım Koyuncu
    Kazım Koyuncu

    Bugün 25 Haziran 2011 günlerden de Cumartesi, tıpkı o günkü gibi; o kara gün gibi yine bir Cumartesi.
    Sen gideli tam altı sene geçmiş; altı koca sene, ama daha dün gibi geliyor.
    Sanki hiç gitmemişsin, sanki yarın konserin var bizde gelme planları yapıyoruz gibi, anlayacağın daha dün gibi.

    Hiç sorma o kara günü. Gökyüzünün hep ağladığı o şehrin, o şehirlerin insanları sanki gökyüzünü kıskanmış taklit ediyordu o gün; sel olmuştu gözyaşları. Gittiğini söylediklerinde adeta kor düştü yüreklere yaktı içimizi, hüzün kapladı her yanı. Çok erken oldu bu ayrılık derler ya, işte tam da öyle; erken bıraktın bizi. Hep bir ümit vardı içimizde, bunu yakıştıramıyorduk belki sana ama…

    Gittin! (daha&helliip;)

  • Kazım KOYUNCU’yu Rahmetle Anıyoruz

    Kazım KOYUNCU’yu Rahmetle Anıyoruz

    blankTrabzon Dernekleri Federasyonu olarak; 2003 yılında başlatmış olduğumuz Çernobil faciasının Karadeniz bölgesindeki etkilerini araştırma Çalışmalarımıza bizzat katılarak katkı sağlayan, Karadeniz’ in seçkin Sanatçısı ve Trabzonspor sevdalısı rahmetli Kazım Koyuncuyu vefatının 6. yıl dönümünde Saygıyla ve Rahmetle anıyoruz.

    Mekân-ı cennet olsun.

    TDF Yönetim Kurulu Adına
    TDF Genel Başkanı
    Nurettin TURAN

     

  • E Kız Koca mi Aldin

    İsmail Türüt – E kız Koca mı Aldın

    Almış eline file mile oynuyor mile
    E kız kocanı gördüm kırıldım güle güle

    İn dereye düze bak aynadaki yüze bak
    Kız beni beğenmezdin aldığın öküze bak

    Kocan kalayı olsa bir sahana vurulmaz
    Allah canımı alsın o kocalan durulmaz

    E kız kocanın adı nazaradır nazara
    Bir bağ bağla başına getir onu pazara

    Ben okuya okuya çıkamadım yasini
    Götür onu pazara satta al parasını

    E kız kocanı gördüm kırıldım güle güle
    Satta al parasını yiyelim onu bile

    E kız koca mı aldın yoksa hoca mı aldın
    Kör mü idi gözlerin onu gece mi aldın

    Gittin aldın bir koca Daha koca yok gibi
    Dişi çıkmış bir yandan usta keseri gibi

    Ayakları bir şekil atın eğeri gibi
    Sırtı çıkmış bir yandan eşek semeri dibi

    Entarini dar eyle sırtına karar eyle
    Kız nasıl koca aldın bak bana da ar eyle

  • Kazım Koyuncu – Gyuli Çkimi

    Kazım Koyuncu – Gyuli Çkimi (Benim Gülüm)

    Awi şüule goulu daği daği
    Dido miğun guis derdi meraği
    Oüomdğulas si şekeri ma yaği
    Domçvi do domxali gyuli çkimi

    Ağre odas perde kogevoüidi
    İzmocesti alis dologaüidi
    Gomüuwxişi mgarinis yevuüidi
    Si domövi do domxali gyuli çkimi

    Bazi bazi gelaiûi noğaşa
    Vixosarûi baba süaniş ûüobaşa
    Gyuli çkimi si var ida başkaşa
    Çkimire do giçkitas gyuli çkimi

    BENİM GÜLÜM

    Bundan böyle dağ dağ dolaşırım
    Yüreğim çok yaralı, derdim var
    Karışalım birbirimize sen şeker ben yağ
    Yaktın kül ettin sen beni gülüm

    Yeni odaya perde astım
    Rüyamda boynuna sarılmıştım
    Ağlıyordum uyandığımda
    Yaktın kül ettin sen beni gülüm

    Çarşıya inerdiniz bazı bazı
    Babandan habersiz gözlerdim seni
    Gülüm sen başkasına gitmeyesin
    Bilki benimsin e gülüm

  • Tasavvufta Aşk ve Muhabbet

    Tasavvufta Aşk ve Muhabbet

    blankAşk, şiddetli sevginin adıdır. Tasavvuf dilinde, Allah’a muhabbet anlamında kullanılır.

    İnsan, aşkı ya mecazi kullanır, ya da hakîkî. Mecazî aşk, fanilere gönül bağlamaktır. Hakiki aşk ise, Allah’ı sevmektir. Bazen mecazî aşk, hakîkî aşka vesile olur.

    Cenab-ı Hak bir kutsi hadiste, “Ben gizli bir hazineydim, bilinmeyi arzu ettim, âlemi yarattım” buyurmaktadır ki ilâhî aşkın kaynağı budur. Çünkü Allah’ı bilmek, tanımak ancak aşk ile olur. Allah’ı gerçekten seven kişi O’nun yarattıklarını da aynı şekilde sever. Yaratandan ötürü yaratılanı sever. Bu aşk güzele değil, güzelliğedir. Herkesi, her şeyi sevmektir. Varlıklarda tezahür eden Allah’ın sanatını, kudretini, rahmetini, lütfünü ibretle temaşa etmektir. Bu aşka bazen “mecazi aşk”la da ulaşılır. Bundan dolayı “mecazi aşk, gerçek aşkın köprüsüdür” denilmiştir. Gerçek aşka ulaşmak da ilimle olmaz. Nitekim Fuzuli bunu şu beytiyle çok güzel anlatmaktadır :

    Aşk imiş her ne var âlemde İlim bir kil u kal imiş ancak.

    Bazı yazarlar aşkı şiddetine göre şu şekilde sıralarlar:

    1. İrade 2. Muhabbet 3. Hevâ 4. Sakabe 5. Tebettül 6. Alaka 7. Vüluğ 8. Kelef 9. Şağaf 10. Aşk 11. Ülfet 12. Garava 13. Hullet 14. Teyemmüm 15. Valeh 16. Tedellüh 17. Velâ (daha&helliip;)

  • Dinimizin Sakınmamızı İstediği Kötü Davranışlar

    Dinimizin Sakınmamızı İstediği Kötü Davranışlar

    blank1. DİNİMİZİN SAKINMAMIZI İSTEDİĞİ BAZI KÖTÜ DAVRANIŞLAR
    1.1 Yalan Söylemek ve Hile Yapmak
    Dinimiz kişiye ve topluma zararlı olan tutum ve davranışlara elbette izin vermez. Allah, insanları yalandan kaçınmaya ve doğru olmaya çağırır. Nitekim Kuran’da şöyle buyrulmaktadır: ”… Yalan sözden kaçının!” , ”…Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” 2 Yüce Allah, doğruluğu, adaletle hükmetmeyi, yalan ve hileden uzak durmayı herkesten istemektedir.
    Peygamberimiz de doğruluğa sarılmayı emretmektedir .0, doğruluğun iyiliğe, iyiliğin de cennete; yalanın kötülüğe, kötülüğün ise, cennetten mahrum edeceğini bildirmiştir.3 Bu demektir ki, insan, yalan söylemeyi alışkanlık haline getirirse, kötülüklere yakın olur. Bunun sonunda da cezalandırılır. Aklını kullanan herkes, yalan ve hilenin ne kadar kötü olduğunu bilir. Ancak, aklını iyi kullanamayanlar, yalan ve hile ile elde ettikleri geçici yararları kar zannederler, halbuki, onlar zarar etmişlerdir.
    1.2 Gıybet ve İftira
    Gıybet, bir kimsenin yüzüne karşı söylendiğinde üzüleceği eksiklerini ve hatalarını arkasından konuşmaktır. Dinimizde, başkalarının gıybetini yapmak kusurunu aramak yasaklanmıştır. Bu konuda Yüce Allah, Kuran’da şöyle buyurmaktadır:
    …Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz, diğerinizi arkasından çekiştirmesin…”1 iftira ise, kelime anlamıyla bir kimseyi yapmadığı bir kötülükle suçlamak demek
    tir. iftira etmek ahlaksızlıktır. 0, ne insanlığa, ne de Müslümanlığa sığar. iftira edenler zulme yol açar, kötülüğe alet olurlar. iftira etmek, aynı zamanda, kul hakkı almaktır, Kul hakkı alanlar, başkalarının “ahını alırlar. Onlar da mutlaka karşılığını görürler. (daha&helliip;)