Blog

  • Halk Oyunları ve Kemençe Kursu Gün ve Saatleri

    Halk Oyunları ve Kemençe Kursu Gün ve Saatleri

    Trabzon Dernekleri Federasyonu Gençlik Kollarının Trabzon Kültürünün her yerde yaşatılması için İstanbul’da ki gençlere yönelik düzenlemiş olduğu horon ve kemençe kursumuzun gün saat ve yer programı aşağıdaki gibidir.

    Kurslarımız için 15 KASIM 2008 Son Kayıt Tarihidir.

    Kurslarımızın seans bilgileri aşağıdaki gibidir.
    Halk Oyunları Cumartesi  17:00-19:00,
    Kemençe Kursu 1. Seans Cumartesi 14:00-16:00,
    Kemençe Kursu 2. Seans Salı 19:30-21:00 saatleri arasındadır.

    (daha&helliip;)

  • TDF’nin Kaşüstü Araştırma Hastanesi çalışmaları devam ediyor

    Trabzon Dernekleri Federasyonunun  Karadeniz’deki kanser artışlarını gündeme taşıma çalışmaları sonucunda Trabzon Kaşüstü’nde yapımına başlanan 400 yataklı Araştırma Hastanesi ve inşaatı devam etmektedir. (daha&helliip;)

  • T.D.F.’den Umut ve Savaşım Derneğine ziyaret

    T.D.F.’den Umut ve Savaşım Derneğine ziyaret

    blankFederasyonumuzu temsilen Trabzon da faaliyetlerini sürdüren umut ve savaşım derneği yönetim kurulu başkanı Dr. Nimet Baki’yi  Federasyonumuzun Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Ayaz makamında ziyaret ederek (daha&helliip;)

  • Sevaplar biriktirilebilir mi?

    Sevaplar biriktirilebilir mi?

    blankAyağımızı kaydıran tuhaf bir bahanedir. Sanki çok büyüktür sermayemiz. Harcansa bitmeyecek gibidir kazandıklarımız. Ucundan kıyısından tırtıklanmasına razı olur gibiyiz. Ben sizin adınıza itiraf ediyorum. Nasılsa çokça sevabım var, azıcık eksilse de, kenarından yense de çok şey kaybetmem herhalde Böylece birikmiş (mi?) sevaba güvenip günahın avuçlarına bırakırız kendimizi. Sormadığımız soru ise uzaktan dudak büküp seyreder bizi: İyi de sevap biriktirilebilir mi?  Üste üste konulabilir mi iyilikler?
    Bir şeyi biriktirmemiz için harcadığımızın kazandığımızdan az olması gerekir değil mi? Bir şeyleri üst üste koyabilmek için elimizde kalanın elimizden çıkanlardan çok olması beklenir değil mi?

    (daha&helliip;)

  • Peygamberimizin diş temizliği

    blankYapılan araştırmalara göre, ülkemizde yirmi yaşına gelen her yüz kişiden 89’unun dişleri çürük.
    Okul çocuklarının yüzde 67’si diş fırçası kullanmamakta ve yılda her 4 kişiye sadece bir diş fırçası düşmektedir.
    O kadar reklama, tanıtıma, eğitime ve teşvike rağmen diş temizliği ve bakımı maalesef istenen düzeye gelmiş değildir.
    Zaruri bir ihtiyaç, bir sağlık ve bir temizlik olarak görülmediği için de bir alışkanlık haline gelmemiştir.

    Ayrıca sigara tüketiminin ileri boyutlara varması, özellikle gençler arasında çok yaygın olmasından dolayı da ağız ve diş bakımı hep ihmal edilmiştir.
    Oysa diş temizliği ve ağız sağlığı üzerinde İslâmın ilk yıllarında bile üzerinde çokça durulan konulardan birisidir.
    (daha&helliip;)

  • Trabzon’un saklı cenneti Sera Gölü

    Trabzon’un saklı cenneti Sera Gölü

     blankTrabzon Akçaabat ilçe merkezinden 5 km. uzaklıkta bulunan Sera Gölü kıyıdan 4 km. içeride toprak kayması sonucunda oluşmuş bir set gölüdür. Bu gölün boyu 2 km. eni ise 150–200 m. arasında değişmektedir. 
    Ulaşım: Trabzon-Akçaabat yolunun 7 Km.sinden güneye 2 Km. stabilize yolla ulaşılmaktadır. Trabzon – Akçaabat arasında günün her saati dolmuş bulunmaktadır.
    Özellikler: Su, elektrik, PTT gibi altyapıya sahip olan Sera gölü çevresi gelişmiş bir kamp ve piknik alanıdır. Göl sularında olta balıkçılığı yapılabilir. (daha&helliip;)

  • Necip Fazıl ve Cezalandırılan Müslümanlar

    Necip Fazıl ve Cezalandırılan Müslümanlar

    blankBir ülkü uğruna hapis yatanların, ki sistem, bireyini düşüncesinden değil eyleminden dolayı yargıladığı id­diasındadır çoğu kez, en meşhurlarından birisidir Ne­cip Fazıl. Meşhur, güçlü ve etkileyici. İslâmî duruşuyla, zamandaşı Nazım’ın (Necip Fazıl üç yaş küçüktür on­dan) temsil ettiği kıymetlerin tam karşı kutbunu tem­sil ediyor olsa da, o da sistemin dışındadır. Ama aynı şeye zıt iki şeyin birbirine benzerliği teorik olarak doğ­ru dursa da hayatta aksamaktadır. Ve Nazım, “Ağa Camii”nden geçen yoldan iyice çıkarken, Necip Fazıl “Ağa Camii”nde bir vaaz vakti yola gelmektedir. Bir Nakşi Şeyhi olan Abdülhakim Arvasi ile karşılaşması* Necip Fazıl’ın milâdını teşkil eder:

    “Benim Efendim.”

    Milâdın tecellisi var. Tecellinin levhi, Büyük Doğu’nun sahifeleri. Büyük Doğu otuz altı yıllık bir hikâ­yedir.Bir nehir roman.

    Yakaca bir hayal kuvveti ve yıpratıcı bir muhayyi­leydi Necip Fazıl. Eğer doğru yatağı bulamasaydı taşkı­nında en evvel kendisi boğulurdu. Akması için en uy­gun yatağı bulduğunda ise “Artık ben nasıl susabili­rim,” dedirten gerçeğinin bu kadar hayata geçirilmesi kaçınılmazdı. “Şahsi bir zevk ve saklı bir telkin” babın­da kaldığı sürece kimseyi ürkütmeyen şey, Büyük Doğu sahifelerinden aşikâr edilmeye başlanınca başladı Ne­cip Fazıl’ın da mahkemeleri, mahkûmiyetleri. (daha&helliip;)