Blog

  • Ehl-i Sünnet’in Büyük Savaşı: Malazgirt Savaşı

    Ehl-i Sünnet’in Büyük Savaşı: Malazgirt Savaşı

    malazgirt savasi
    malazgirt savasi

    Malazgirt Savaşı, Anadolu kapılarını İslâm’a açan savaş olarak bilinir. Daha önce de Müslüman Türkler Anadolu içlerine akınlarda bulunmuşlardır ama Malazgirt zaferi gerçekten de kapıları ardına kadar açmıştır. Ne var ki gerçekte bu “kapıların açılması” meselesinin savaşın sebep ve amaçlarıyla doğrudan bir ilgisi yoktur. Bu savaş, Büyük Selçuklu Devleti’ni ortadan kaldırmak, İslâm’ı kılıçsız bırakmak isteyen çok kuvvetli bir Hıristiyan saldırısının, Sünnîlerin elindeki yegâne ciddi kuvvet tarafından durdurulduğu bir ölüm kalım mücadelesidir.

    Altını ısrarla çizmek gerekir ki Malazgirt Savaşı, İslâm tarihinin en önemli savaşlarından birisidir. Öyle ki yenilgi halinde özellikle Ehl-i Sünnet müslümanlar açısından bir çöküş döneminin başlayabileceğini iddia etmek abartı sayılmaz. Meselenin bu boyutu düşünüldüğünde, Abbasi Halifesi tarafından savaşın yapıldığı Cuma günü minberlerde okunmak üzere dört bir yana gönderilen hutbenin ve yine Sultan Alparslan’ın savaş öncesinde askerlerine yaptığı konuşmanın anlamı daha da belirginleşecektir. (daha&helliip;)

  • Helal Rızık

    Helal Rızık

    blankİslâm’ın emir ve tavsiyeleri beş şeyi korumak içindir. Bunlar din, akıl, namus, mal ve candır. Helal sınırını aşmak bunlara, yani kendimize zarar verir. Günlük hayatımızın helal sınırları içinde olması, kendimiz, çevremiz ve toplum için bir rahmettir.

    Dilimizde genellikle “yiyecek-içecek” manasında kullanılan “rızık” kelimesi, Arapçada “nimet, bir günlük yiyecek” anlamına gelir. “Bir günlük yiyecek” sözünde çeşitli hikmetler vardır. Bir günlük yiyeceği olmayana sadaka verilmesi farz kabul edilmiştir. Bayramlarda fakirlere verilen sadakanın miktarı da bir günlük yiyecek şeklinde belirlenmiştir. Bu şekilde rızkın bir günlük maişet olarak kabul edilmesi, bir bakıma Allah’a duyulan güvenin göstergesidir. Eskiler “Bugün de karnımız doydu, yarına Allah kerim” diyerek bu anlayışı çok güzel ifade etmişlerdir. (daha&helliip;)

  • Mülk Kimin?

    Mülk Kimin?

    blankMüslümanlar olarak özellikle son bir iki yüzyıldır din-dünya ilişkisine bakışımızda temelli değişiklikler meydana geldi.

    Önceleri dünyaya ancak “ahiretin tarlası” olduğu için kıymet verirken, şimdilerde dünyayı ahiretin önüne geçirdiğimizi gösteren tavır ve davranışlar içindeyiz.

    Müslüman elbette dünyaya hükmetmeli, güzel yaşamalı, güzel yaşatmalı. Ama nereden gelip nereye gittiğini, yanında ne götürdüğünü asla hatırdan çıkarmamalı.

    Dilimiz “lehü’l-mülk” diyor. Yani mülk O’nun. Bir de dönüp kalbimize soralım, o ne diyor?

    “Gelişme ve kalkınma yolunda ilerlemek”, “dünya ile bütünleşmek”, “evrensel standartları yakalamak” gibi tabirlerin dilimize hiç olmadığı kadar yerleştiği bir zaman diliminde yaşıyoruz. Bunlar ve benzeri ifadeler, yaşadığımız geçici hayat ile ne tarz bir ilişki kurduğumuzu anlatıyor aslında.

    Gelişmiş/kalkınmış olduğu söylenen ülkelerle aramızdaki mesafeyi kapatmaya çalıştıkça “dünyevîleşme” dediğimiz hali daha yoğun hissetmeye ve yaşamaya başladık. “Piyasa ekonomisi” olgusu kendi şartlarını dayatıyor. Elbette girdiğimiz yolun kaçınılmaz gereği bu.

    Acımasız şartların hakim olduğu ekonomik piyasada küçükler, ekonomik olarak daha güçlü olanlarla rekabet edebilmek ve onlar karşısında ayakta kalabilmek için, büyükler de piyasada elde ettikleri payı korumak için sürekli daha çok çalışmak, daha fazla üretmek ve durmadan büyümek zorunda. (daha&helliip;)

  • Yavuz KARAMOLLAOĞLU Kimdir?

    Yavuz KARAMOLLAOĞLU Kimdir?

    Yavuz Karamollaoglu
    Yavuz Karamollaoglu

    Karate Dünya ve Avrupa Şampiyonu,

    1980 yılında İstanbul’da doğdu.Aslen Trabzon’un Çaykara ilçesinden.2003 yılında Trakya Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulunu bitirdi.İstanbul Bahçelievler Emlak Konut İlköğretim Okulunda Beden Eğitimi Öğretmeni olarak çalışmaktadır.İstanbul’da yaşayan Şampiyon Sporcumuz Mine Karamollaoğlu ile evlidir.

    1987 yılında Karateye başlayan ve başarılarla dolu bir hayatı olan Karamollaoğlu, 1997 yılında Milli Takıma katılmış ve halen daha bu görevini aktif olarak sürdürmektedir.

    Başarıları:

    1999 yılında 75 kg da Yunanistan’da Dünya Şampiyonluğu olmuştur.
    2 Dünya Şampiyonluğu,
    6 Avrupa Şampiyonluğu,
    3 Avrupa 2.liği,
    3 Avrupa 3.lüğü,
    1 Dünya 2.liği,
    1 Dünya 3.lüğü
    13 Türkiye Şampiyonluğu, Birçok Uluslararası ve Golden Lig Şampiyonlukları bulunmaktadır.
    Halen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıtspor Karate takımında görev yapmaktadır.

    Ülkesini ve milletini en iyi şekilde temsil eden Şampiyon Sporcumuza başarılar diliyoruz…

    MN8FXTRTDR7W

  • Kazım Koyuncu – Didou Nana

    Kazım Koyuncu – Didou Nana

    Kazım Koyuncu
    Kazım Koyuncu

    Kazım Koyuncu – Didou Nana

    Oropa ardzo arti varen
    Çkim iveri nçari çkvaşa
    Miordini miçkutu do
    Goytiroku ma si çkvaşa
    Miordini miçkutu do
    Didou do na ni na

    Huriyadas çima ndğasu
    Skani mamulyas makipginam
    kankaleşa gamkomile
    Vaşilebu taşi rina
    kankaleşa gamkomile
    Didou do na ni na

    Seri do ndğaşi arti mapu
    Skani şaras ginocinepu
    Skani dudi midamiğuru
    Şkvak kargi mokileku
    Skani dudi midamiğuru
    Didou do na ni na (daha&helliip;)

  • Hacı Kahveci – Yare Selam Söyleyin

    Hacı Kahveci – Yare Selam Söyleyin

    Hacı Kahveci – Yare Selam Söyleyin Sözleri

    Avuçlarımdan içti suyuni kana kana
    Çiselendi gözleri Komar yapraklarına
    Ayrılırken son defa döndü de bakti bana
    sarılıp da ağladık onunla kana kana

    yare selam söyleyin gurbet elin kuşları
    sildi mi kuruttu mi gözündeki yaşları
    yare selam söyleyin anadolu kuşları
    sildi mi kuruttu mi gözündeki yaşları

    Bakarken uzaklara gözleri dalayimi
    Onun da benim gibi yüreği yanayimi
    Her kapı çaldığında yar geldi sanayimi
    Ben onu unutmadım o beni arayimi

    yare selam söyleyin gurbet elin kuşları
    sildi mi kuruttu mi gözündeki yaşları
    yare selam söyleyin anadolu kuşları
    sildi mi kuruttu mi gözündeki yaşları

    Çaya indim çay susuz yeduğum yemek tuzsuz
    Çaya indim çay susuz yeduğum ekmek tuzsuz
    Gündüzlerim karanlık gecelerim uykusuz
    Yarsız malı neyleyim ha açım hada susuz
    Yaşamaz bu dünyada o bensiz bende onsuz

    Yare selam söyleyin gurbet elin kuşları
    Sildi mi kuruttu mi gözündeki yaşları
    Yare selam söyleyin anadolu kuşları
    Sildi mi kuruttu mi gözündeki yaşları

  • Güneş Enerjisinden Elektrik Nasıl Elde Edilir?

    Güneş Enerjisinden Elektrik Nasıl Elde Edilir?

    blank1. Termik Düzeneklerle Güneş Elektriği
    Yoğunlaştırmalı güneş toplayıcıları yöntemi ile güneş ısının bir sıvıya buharlaştırılması sonucu ve klasik termik santrallere benzer biçimde buhar türbini ve jenaratörle elektrik elde edilmektedir.

    2. Fotovoltaik Düzeneklerle Güneş Elektriği

    -Fotovoltaik Hücre Nedir?
    Güneş pilleri (fotovoltaik piller), yüzeylerine gelen güneş ışığını doğrudan elektrik enerjisine dönüştüren yarıiletken maddelerdir. Yüzeyleri kare, dikdörtgen, daire şeklinde biçimlendirilen güneş pillerinin alanları genellikle 100 cm² civarında, kalınlıkları ise 0,2-0,4 mm arasındadır…
    Güneş pilleri fotovoltaik ilkeye dayalı olarak çalışırlar, yani üzerlerine ışık düştüğü zaman uçlarında elektrik gerilimi oluşur. Pilin verdiği elektrik enerjisinin kaynağı, yüzeyine gelen güneş enerjisidir. Güneş enerjisi, güneş pilinin yapısına bağlı olarak % 5 ile % 20 arasında bir verimle elektrik enerjisine çevrilebilir.
    Güç çıkışını artırmak amacıyla çok sayıda güneş pili birbirine paralel yada seri bağlanarak bir yüzey üzerine monte edilir, bu yapıya güneş pili modülü ya da fotovoltaik modül adı verilir. Güç talebine bağlı olarak modüller birbirlerine seri yada paralel bağlanarak bir kaç Watt’tan megaWatt’lara kadar sistem oluşturulur.
    Fotovoltaik piller ilk olarak 1839 yılında Fransız fizikçi Edmond Becquerel tarafından bulunmuştur. (daha&helliip;)