Blog

  • Bediüzzaman’a göre Miraç’a iman ve mutluluk

    Bediüzzaman’a göre Miraç’a iman ve mutluluk

    Bediüzzaman Said Nursi
    Bediüzzaman Said Nursi

    Kâinatın Nuru Efendimiz Aleyhisselam miraca çıkarak insanoğluna değerli bir hazine ve ezeli ve ebedi bir aydınlık getirmiştir.
    O Nebiler Serveri Efendimiz Aleyhisselam; getirdiği bu aydınlık ile insana şu Kâinat’ın güzelliklerini göstermiş, böylece Kâinat’ı ve bütün şuur sahibi varlıkları sevinçlere sevk etmiş ve mutlu etmiştir.

    İnsan aciz, fakir, sınırsız ihtiyaç sahibi bir varlık olduğu halde, Her Şeyin Sahibi Ezeli ve Ebedi bir Sultan tarafından muhatap alınmış ve cennetine namzet bir varlık yapılmıştır. Bu da Bediüzzaman’ın ifadesiyle; ‘’İnsan olan bütün insanlara, nihayetsiz bir sürur, hadsiz bir şevk vermiştir.’’ (Sözler,31.söz,4.esas.1. Meyve)

    Miraç hadisesiyle kendisini ebedi bir yokluğa mahkûm zanneden insanlığa, cennet gibi ebedi bir mutluluk kapısı açılarak müjdelerin en güzeli verilmiştir. Bediüzzaman bu müjdenin derecesini şöyle ifade eder:

    ‘’Bir adama, idam edileceği anda, onun afvıyla kurb-u şahanede bir saray verilse, ne kadar sürura sebebdir. Bütün cin ve ins adedince böyle sürurları topla, sonra bu müjdeye kıymet ver.’’ (Sözler,31.söz,4.esas.3. Meyve)

    ‘’İnsan kâinatın kıymetdar bir meyvesi ve Sâni’-i Kâinat’ın (Kainatın sanatkarı) nazdar sevgilisi olduğu, Mi’rac ile anlaşılmış.’’ (Sözler,31.söz,4.esas.5. Meyve)

    Efendimiz Aleyhisselam, Miraç’tan insanlar için işte böyle bir müjdeyle dönmüştür. Kâinat’ın Müjdecisi Efendimizin insanlığa getirdiği bu müjdeyle insan, yaratılmışların en üst seviyesine çıkmıştır. Bu ise insan için sonsuz bir onur ve mutluluktur. (daha&helliip;)

  • Franchise (Bayilik) nedir?

    Franchise (Bayilik) nedir?

    Franchise nedir
    Franchise nedir

    Franchise (Bayilik) nedir?

    Franchise, başarılı bir iş fikri etrafında toplanmış küçük girişimcilerin, büyük firma gibi davranmasını sağlar.

    ABD de doğan franchise sistemi, verimli ve karlı oluşu sayesinde hızla dünyaya yayıldı. Başta ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya olmak üzere binlerce marka franchise veriyor. Her ülkede önce uluslar arası yaygınlık sağlamış yabancı firmalar başlatıyor, 10-15 yıl içinde yerli firmalar çoğunluğu alıyor. Tüketim potansiyelinin olduğu hemen her ülkeye lider markalar dükkanlarını bayrak gibi dikmişler. Franchise sistemini kullanan markalar rakiplerinin açık arayla önüne geçti, yarış artık franchise markalar arasında yaşanıyor. Yerel ve müstakil markalar tüketici ilgisini çekebiliyorsa, onlarla birlikte büyüyen, kaliteyi köşedeki dükkanla bağdaştıran jenerasyonun sayesinde yapıyor. Markalarla büyüyen nesil alacağı markada büyüklük ve yaygınlık arıyor. Alışveriş merkezlerinin zincir marka olmayanlara yer vermek bile istememesi, gelecekte franchise verenlerin nasıl üstünlük sağlayacağının bir göstergesi. Franchise vermeyen firmalar bile, ancak franchise tekniklerini kullandıklarında, yani tek tip işletme, standart işletim sistemi, eğitim ve denetim uyguladıklarında zincirleşerek yayılmayı başarıyorlar.

    Franchise sistemini iyi öğrenmek, tam anlamak markasını büyütmek isteyen her girişimcinin görevi. Buradan vereceğimiz kısa açıklamalarla buna katkıda bulunabilmeyi umuyoruz. (daha&helliip;)
  • TSTK Temmuz Ayı İlk Toplantısını Yaptı

    TSTK Temmuz Ayı İlk Toplantısını Yaptı

    blankTSTK TEMMUZ AYI İLK TOPLANTİSİNI YAPTİ

    TSTK Türkiye Sivil toplum kuruluşları Konfederasyonu yönetim kurulu Temmuz ayı ilk toplantısını Hasan Ekşi başkanlığında geniş katılımla Üsküdar kâtibim restoran ta yaptı. Trabzon Dernekleri Federasyonunu olarak genel başkanımız Nurettin Turan STK genel başkan yardımcısı Mustafa Demir Hüseyin Ayaz yönetim kurulu üyesi olarak katıldığımız toplantıda 26 Haziran 2010 Cumartesi günü Dolmabahçe sarayında düzenlenen Türkiye seçkinlik ödülleri gecesinin değerlendirmesi ve yaz mevsimi yapılacak etkinlikler konusu görüşüldü. 

  • AYAZ’A Bir Ödül Daha

    blankSAĞLIK KOMİSYONU BAŞKANIMIZ HÜSEYİN AYAZ A BİR ÖDÜL DAHA

    TSTK TÜRKİYE ÖDÜLLERİ VERİLDİ

    Ödül Töreni 26 Haziran 2010 Cumartesi günü 20–22 saatleri arasında İstanbul Dolmabahçe Sarayı bahçesinde gerçekleştirildi.

      (daha&helliip;)

  • Gelir modelinizi değiştirin farklılaşın

    Gelir modelinizi değiştirin farklılaşın

    blank

    YENİLİK YAPMALISINIZ
    Aynılaşmadan kurtulmanın yolu da farklılaşmadan geçer. Ancak farklılaşmayı ne yazık ki yeni ürün geliştirerek yapmak pek mümkün değil. Bunun yerine iş modelinizi yenilemeniz gerekiyor.
    Bu sayfayı izleyen bir okursanız şu tezimi artık çok iyi biliyorsunuzdur: Bugün dünyanın her yerinde, sektörlerin çok büyük çoğunluğu emtialaşma baskısı altında. Emtialaşmadan ya da aynılaşmadan kurtulabilmenin yolu da farklılaşmadan geçer. Ancak farklılaşmayı ne yazık ki yeni ürün geliştirerek yapmak pek mümkün değil. Bunun yerine iş modelinizi yenilemeniz gerekiyor. İş modeli derken de kastettiği şey, hem mevcut hem de yepyeni müşteri segmentlerine yönelik yepyeni müşteri değer önerileri (MDÖ) geliştirmek, bu MDÖ’leri destekleyecek sıradışı gelir ve kâr modelleri geliştirmek ve bunları yapabilmek için yepyeni beceriler elde etmek gerekiyor.
    Ama ülkemiz iş dünyası, ortalıkta markalaşmadan başka konu konuşan olmadığı için, kendini çıkmazda hissediyor ve yepyeni farklılaşma fırsatlarını kaçırıyor. Bugün artık sizin hayata geçireceğiniz fiyatlama modeliyle gelir modeli, ürün farklılaştırmasından çok daha etkin bir farklılaşma ve kârlılık fırsatı yaratabiliyor. İş modeli bakış açısı ve özellikle de bunun bir parçası olan gelir modeli bakışı size işinizi farklılaştırmak için çok çarpıcı fikirler verebilir. Ama şunu unutmadan: Yeni fikirleri sakın ola kendi sektörünüzde aramayın. Tersine, başka sektörlerde başarıyla uygulanmış modeller arasından sizin işinize en uygun olanını adapte etmeye çalışın. Bu hafta size bir dizi sıradışı gelir modeli kategorisi anlatacağım ve başarılı örneklerine değineceğim. Önümüzdeki hafta da aynı konuya devam edip bir dizi daha farklı gelir modelinden söz edeceğim. Size düşen, örneklere bakarak kendinize uygun modeller geliştirmek. Her örnekten sonra kendinize sorun: Ben bu modeli kendi sektörüme uygulayıp fark yaratabilir miyim? Yeni bir iş alanı geliştirebilir miyim? (daha&helliip;)

  • İyi bir pazarlama için 10 Pazarlama taktiği

    İyi bir pazarlama için 10 Pazarlama taktiği

    blankMesajınızın her bakımdan dünya çapında bir kitleye ulaştırmak için şu ipuçlarını kullanın.

    2010 pazarlamacılar için heyecan verici bir yıl olacak; geçen on yıllık dönemde şekillenmiş olan trendler iş sahipleri için yeni fırsatlar yaratıyor. 21. yüzyılın ilk on yılı ekonomik problemler, batan şirketler ve çevre felaketleri getirdi, ama aynı zamanda geleneksel medya, hiç kimsenin hayal edemeyeceği kadar hızlı ve uzağa ulaşabilen dünya çapında bir iletişime dönüştü. Twitter, Facebook, bloglar, online videolar gibi sosyal internet araçları sayesinde haberlere ve bilgilere derhal ulaşılabiliyor ve bu pazarlamacıların tüketicilere ulaşmak için yeni ve heyecan verici fırsatlara sahip oldukları anlamına geliyor.

    Bu ekonomik , kültürel, politik ve çevresel olaylar, teknolojik gelişmeler ve küresel online iletişim yanında, aşağıda pazarlamanın reklamcılıktan damgacılığa kadar her alanını etkileyecek, ve 2010 yılı ve sonrasında pazarlama stratejilerini şekillendirecek 10 trend verilmiştir. (daha&helliip;)

  • Yeni müşteri bulmak için ne yapmak gerekir?

    Yeni müşteri bulmak için ne yapmak gerekir?

    blankPrf.Dr.Arman Kırım

    Yeni müşterilere odaklanan şirketlerimiz, hedef müşteriye, yeni değer önerileriyle gitmeli. Temel sorunuz şu olmalı: Müşteri neden benden alsın?

    Bir şirket, daha önce hiç kimsenin tüketmediği ürünü pazara sunmuş. Bir diğeri, yetişkinlere Barbie bebek yapmış. Hedef, hiç tüketilmemişi bulmak! Zaman inanılmaz bir hızla değişiyor. Şirketlere bundan daha 7-8 yıl önce tavsiye edilen şeyler bugün süratle anlamını yitiriyor. Bunların başında ‘kor’ (yani ana) işinizin üstüne odaklanın, kor işin dışına çıkmayın diye tavsiyeler veriliyordu. Bu, o dönem için büyük ölçüde doğruydu. Ancak zaman içinde emtialaşma baskısı öyle arttı ve yaygınlaştı ki, bugün neredeyse tüm sektörlerin yarısında fiyat, satın alma konusunda asıl belirleyen oldu. Emtialaşma piyasalarının tek bir tane kazananı olur: Maliyeti en düşük olan firma. O nedenle emtialaşmış piyasalarda rekabet etmek çok zordur, çok keyif kaçırıcıdır.
    O nedenle şirketlerimizin artık biraz bakış açılarını değiştirmeleri, eski söylemlerin dışında yeni stratejiler geliştirmeleri gerekiyor. Sadece mevcut müşteriler üstüne odaklanmak artık yeterli bir strateji değil. Artık mutlaka komşu alanlarda veya tamamen yepyeni alanlarda yeni müşteriler bulmayı hedeflemek zorundasınız. Bu bir. İkincisi, bu yeni hedef müşteri kesimlerine yepyeni değer önerileriyle gitmelisiniz. Temel sorunuz şu olmalı: Müşteri neden benden alsın? Bu soru, business hayatının belki de en önemli sorusudur: Müşteri rakipten değil de neden benden alsın? Bu soruya akıllı bir yanıt bulamadığınız ölçüde emtia piyasasında debelenip duran bir tane daha satıcı olursunuz hepsi o. (daha&helliip;)