TDF ÇERNOBİLİ UNUTMA UNUTTURMA EYLEMI

0
9

TDF ÇERNOBİLİ UNUTMA UNUTTURMA EYLEMI

Çernobil Felaketinin 25. Yıldönümü Nedeniyle Trabzon Dernekleri Federasyonu Tarafından Çernobil’e Ve Yeni Nükleer Tehlikelere Karşı Bir Kez Daha Dikkat Çekildi.

Trabzon Dernekleri Federasyonu Sağlık Komisyonu Tarafından Kadıköy İskele Meydanında düzenlenen “yeni Çernobil’ler olmaması için Uyarı” Etkinliğinde Çernobille Birlikte Artan Kanser Hastalıklarına dikkat çekilerek bunun sadece sigaradandır denilmesine tepki gösterildi.

Trabzon Dernekleri Federasyonu ve Üye Derneklerinin Başkanları, ÜNİ-TS, Marmara Üniversitesi Trabzonspor Taraftarı Öğrenciler İle İstanbul’da yaşayan Yüzlerce Trabzonlu Vatandaşın Katılarak Destek verdiği Etkinlik Kadıköy’de Bulunan Vapur iskeleleri arasında yürüyüş Korteji oluşturularak Başladı.

Çevrede bulunan ve Vapurlardan İnen vatandaşların Alkışlarla desteklediği yürüyüş kolu Kadıköy Meydanında Basın Açıklaması yaparak, Basın bildirisi verdiler.

TDF – Trabzon Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı, Çernobil felaketinin Karadeniz’deki Etkilerini Araştırma Komisyonu Başkanı, Sağlık
Komisyonu Başkanı Hüseyin Ayaz Tarafından Yapılan Basın açıklamasında; “Bilim İnsanlarına Ve Siyasi Yöneticilere Sesleniyoruz. Sesimizi Duyun artık. Karadenizlinin Kanserden Ölüyoruz Sesini Duyun ve Günü Kurtaracak Şov Amaçlı Açıklamalarla Bizleri Kandırmaya çalışmayın. Kanserden ölüyoruz.. Yeni Çernobiller İstemiyoruz..

cernobil sivilhareket
Trabzon Dernekleri Federasyonu olarak; Son aylarda basına yansıyan, Çernobil ve Çernobil’in Kansere etkileri hakkındaki görüş ve düşünceleri ile Aralık 2010 da yayınlanan Meclis Araştırması Komisyonunun (23.Dönem 5.Yıl 648 Sayılı) Raporu inandırıcı değildir ve gerçekleri yansıtmadığına inanmaktayız..

BASIN BİLDİRİSİ
TBMM Kanser Araştırma Komisyonu Başkanı Doç. Dr. Sayın  Kemalettin Aydın’ın Gümüşhane, Rize ve Trabzon da yaptığı geziler sonrasında Çernobil’in Bölgede Etkisi Konusunda, Basında Çıkan Görüşlerine Yanıtımızdır.

ÇERNOBİLİN KARADENİZE ETKİSİ YOKMUŞ…!
TBMM Kanser araştırma komisyonu başkanı Doç. Dr. Sayın Kemalettin Aydın’ın Gümüşhane, Rize ve Trabzon da yaptığı incelemeler sonrası Çernobil faciasının bölgede etkisi olmadığı açıklaması ve geçmişte görevini kötüye kullanan yetkilileri aklama çabaları TDF sağlık komisyonu başkanı  Hüseyin Ayaz’ı isyan ettirdi.
TDF – Trabzon Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Çernobil felaketinin Karadeniz’deki Etkilerini Araştırma Komisyonu Başkanı Hüseyin Ayaz’dan ciddi uyarı ve tepkiler geldi.
Günü Kurtaracak Şov Amaçlı Açıklamalarla Kimseyi Kandıramazsınız.
H. Ayaz 2003 yılından bu yana başta Karadeniz olmak üzere ülke genelinde, Çernobil konusu hakkında en kapsamlı çalışmaları kurumları adına kendilerinin yaptığının altını çizdi. Bu kadar büyük boyutlu çalışmalar yapan Karadenizli, Trabzonlu bir Sivil Toplum Kuruluşu dururken, görev alanı sağlık olmayan, böyle bir konu hakkında hiç bir çalışma yapmayan sivil toplum kuruluşlarından alınan eksik ve yanlış bilgilerle yapılan açıklamaların sadece günü kurtaracak açıklamalar olduğu ve şov amaçlı olmaktan öteye geçemeyeceğini belirtti.

Kanserden ölüyoruz.. Yeni Çernobiller İstemiyoruz..
2003 yılında başta Trabzon olmak üzere tüm bölge insanından gelen kanserden ölüyoruz feryadını gündeme taşıyarak başlattığımız çalışmalarımıza  yetkili kurumlara yazdığımız yazılarla Çernobil faciası öncesinde, facianın yaşandığı günlerde ve sonrasında değerlendirilebilecek  verileri istedik. Aldığımız cevaplarda kanserle ilgili hiç bir veri olmadığını, bu nedenle de geçmişle kıyaslama yapılamayacağı cevaplarını aldık.

Nitekim İstanbul adliyesinde 26.04.2004 tarihinde zamanın yetkilileri hakkında  açtığımız davada geçmişten günümüze mukayese yapacak veri olmadığı gerekçesiyle davamız ret edilmiştir ; o gündür bu gündür de başka bir cevap alamadık.
Bilim Adamlarına ve Siyasetçilere Sesleniyoruz.
Bu gün ne oldu da, ne yapıldı da hiç kimsenin geçmişten günümüze mukayese yapacak bir veri birikimi bulamadığı ortamda, hangi kayıtları, hangi raporları buldular da mukayese yapıyorlar.
Karadeniz de Çernobil’in etkisi yok diye böyle bir açıklama yapan yetkililere bilim adamlarına siyasetçiler sesleniyorum. Şunlara cevap versinler. Versinler de halk aydınlansın.
Çernobil faciası öncesi 14. 09. 1982 tarihinde T.C  sağlık bakanı Prof. Dr. Sayın  Kaya Kılıçturgay  bir genelge yayınlayarak, 1593 sayılı umumi hıfzıssıhha kanununun 64 maddesinin uygulanarak Sağlık Bakanlığı olarak kanser hastalığının ihbarı mecbur hastalıklar konumuna alınmasını istemişti.

Bugün savunmaya kaktıkları zamanın yetkililerinin  hangisi  bu genelgeye uymuş, teşhis ettikleri, buldukları kanserli hastaları sağlık bakanlığına bildirmiş, nerede bunların bilgileri arşivlenmiş söylesinler.?.!Bizde ikna olalım.

Sayın Araştırma Komisyonu Başkan ve üyeleri..

Geçmişten günümüze mukayese edebilecek verilere mi ulaştınız? Yoksa bu genelgelere yayınlandığı günden beri  uyulmuş olduğunu gösteren dokümanları mı buldunuz da bu gün bu açıklamaları yapıyorsunuz.?

TBMM Komisyonu gibi konunun en üst makamındaki kişilerden ellerindeki verileri, karşılaştırmalı raporları kamuoyuyla paylaşmalarını bekliyoruz.

Eğer bu bilgiler ellerinde yoksa hala bu açıklamaları yapılıyorsa vay halimize.
Genelgelere Hiç Riayet Edilmedi

29 Ocak 2000 tarihinde dönemin Sağlık Bakanı Doç.Dr Sayın Osman Durmuş yayınladığı genelge ile 14. 09. 1982 tarihli eski genelgeye hiç riayet edilmediğini, bu genelgeye mutlaka uyulması gerektiği konusunda uyarıda bulunmuştu.
Ve konu hakkında ülke genelindeki il sağlık müdürlükleri aracılığı ile gönderdiği yazıda teşhisi konmuş kanser hastalarını üçer aylık zaman dilimlerinde (Mart, Haziran, Eylül, Aralık ayları sonunda) kanserle savaş dairesi başkanlığına bildirilmesi talimatını vermişti.
Ölçüm Cihazları Karadeniz’e Geç Gönderildi.

TBMM Kanser araştırma komisyonu başkanı, TBMM Çernobil Faciasının Türkiye deki etkilerini araştırmak üzere 19.01 1993 tarihide 56. birleşiminde kurulan komisyonunun (10.77.82.84) Esas nolu raporunu okumuş olsalardı  sadece Trakya ve Marmara da bazı tedbirlerin alındığını, 10 milyon insanın risk altında yaşadığı Karadeniz Bölgesine radyasyon ölçme aletlerinin 4-5 ay sonra gönderildiğini dolaysıyla bölge halkının kaderiyle baş başa bakıldığını göreceklerdi.

Bu nedenle de bölge halkının ölçüm cihazları gelinceye kadar radyasyonlu mahsulleri çoktan bahçesinden toplamış, sofrasında yemiş, stoklarını tüketmiş olduğunu, bunun için de çok geç yapılan ölçümlerin gerçeği yansıtmadığını anlayacaklardı.
Geçmişten bu güne elimize mukayese edecek bilimsel veriler olmadan yapılan bu tür açıklamalar geçmişte yapılan yanlışların devamını getirmekten öteye gitmeyecektir.
Radyasyonlu Fındık ve Çay Halkımıza yedirildi, içirildi.
Zamanın yetkilileri, Avrupa ekonomik topluluğunun 30 Mayıs 1986 gün ve 1707 sayılı karar ile 600 bekerel üzerindeki radyasyon taşıyan gıda maddelerini kullanımını ve ticaretini yasaklamasına rağmen yetkililerimiz verdikleri güvenceye uymayarak yurt dışına gönderdiği gıdalar aşırı radyon taşıdıkları için ülkemize iade edildiler. Ne yazık ki iade edilen bu gıdalar iç piyasaya sürülerek öğrencilere, askerlere ve ülke genelinde halkımıza yedirildiler.
Çernobil ile kanseri ayrı tutalım ama birlikte değerlendirelim.

Kanser olayında Çernobil’in karşısına Sigara dikiliyor. Neden.?
Kanser artışlarını konuyu aslında saptırarak, Çernobil in karşısına sigarayı koyarak konuyu buna bağlamaya çalışmak, geçmişte yapılan benzeri hatalardan öteye geçilemeyeceğinin göstergesidir.

T.C sağlık bakanlığı kanserle savaş dairesi başkanlığının 2006 yılında hazırladığı Karadeniz Bölgesi Kanser Ve Kanser Risk Faktörleri Araştırma Raporunun sonuç ve öneriler bölümünde belirtildiği gibi, bölgedeki  yapılan anketlerde muhtarların % 97si gibi büyük bir çoğunluğu bölgede kanser artışlarının Çernobil’e bağlı olduğunu köylerindeki ölümleri tek tek açıklayarak anlatıyorlar.

Daha da önemlisi bölge halkıyla yapılan ankette kanser hastalığına yakalananların yarısından fazlasının sigara içmediği görülmektedir.

Çernobil ile kanser her ne kadar yan yana duruyorsalar da her ikisini ayrı değerlendirerek bir araya getirip tartışmak gerekir.

Günümüzde Nükleer sızıntılar ve radyasyon genel halk sağlığının en önemli konusudur.Japonya da meydana gelen deprem sonrası FUKUŞIMA Nükleer santralinde meydana gelen arıza sonucu yayılan radyoaktivite bütün dünyayı çok olumsuz şekilde etkileyecektir. Yanı başımızda Ermenistan da bulunan, Iğdır a 28 km ve Karsa 90 km mesafede bulunan Metsamur Nükleer santrali, pimi çekilmiş Nükleer bir bomba gibi karşımızda dururken,yarı çok geç olmadan halkımızı uyarıyor ve yetkililerimizi gerekli önlemleri almaya davet ediyoruz.

TDF – Trabzon Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Çernobil felaketinin Karadeniz’deki Etkilerini Araştırma Komisyonu Başkanı Hüseyin Ayaz, Karadenizlinin kanserden ölüyoruz sesine ve yukarıdaki sorulara bilim insanları ve siyasi yöneticiler cevap veremediği sürece konunun sıkı takipçisi olmaya devam edeceğiz. Dedi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.