TDF’NİN ÇERNOBİL BASIN BİLDİRİSİ

0
7

BASIN BİLDİRİSİ

TBMM Kanser Araştırma Komisyonu Başkanı Doç. Dr. Sayın  Kemalettin AYDIN’ ın Gümüşhane Rize ve Trabzon da yaptığı çalışmalar sonrasında Çernobil’in Bölgede Etkisi Konusunda Basında Çıkan Görüşlerine Yanıtımızdır.

 

ÇERNOBİLİN KARADENİZE ETKİSİ YOKMUŞ…!

TBMM Kanser araştırma komisyonu başkanı Doç. Dr. Sayın Kemalettin AYDIN’ ın Rize ve Trabzon da yaptığı çalışmalar sonrası Çernobil faciasının bölgede etkisi olmadığı yönündeki açıklamaları Hüseyin AYAZ’ ı isyan ettirdi.

TDF – Trabzon Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Çernobil felaketinin Karadeniz’deki Etkilerini Araştırma Komisyonu Başkanı Hüseyin AYAZ’ dan ciddi uyarı ve tepkiler geldi.  

 

Günü Kurtaracak Şov Amaçlı Açıklamalar

H. AYAZ 2003 yılından bu yana başta Karadeniz olmak üzere İstanbul, Ankara ve ülke genelinde, Çernobil konusu hakkında en kapsamlı çalışmaları kurumları adına kendilerinin yaptığının altını çizdi. Bu kadar büyük boyutlu çalışmalar yapan Karadenizli, Trabzonlu bir Sivil Toplum Kuruluşu dururken, kendi görev alanında olmayan böyle bir konu hakkında hiç bir çalışma yapmayan sivil toplum kuruluşlarından alınan eksik ve yanlış bilgilerle yapılan açıklamaların sadece günü kurtaracak şov amaçlı olmaktan öteye geçemeyeceğini belirtti.

Kanserden ölüyoruz

2003 yılında başta Trabzon olmak üzere tüm bölge insanından gelen kanserden ölüyoruz feryadını gündeme taşıma çalışmalarımıza başladığımızda yetkili kurumlara yazdığımız yazılarla Çernobil faciası öncesinde, facianın yaşandığı günlerde ve sonrasında değerlendirilebilecek mukayese yapacağımız verileri istedik. Aldığımız cevaplarda kanserle ilgili hiç bir veri olmadığı bu nedenle de geçmişle kıyaslama yapılamayacağı cevaplarını aldık nitekim İstanbul adliyesinde 26.04.2004 tarihinde zamanın yetkilileri hakkında açtığımız davada geçmişten günümüze mukayese yapacak veri olmadığı gerekçesiyle davamız ret edilmiştir o gündür bu gündür de başka bir cevap alamadık.

 

Bilim Adamlarına ve Siyasetçilere Sesleniyorum

Bu gün ne oldu da, ne yapıldı da hiç kimsenin geçmişten günümüze mukayese yapacak bir veri birikiminin bulunamadığı ortamda hangi kanser kayıtlarının tutulduğu raporları buldular ki geçmişten günümüzle mukayeseler yapıyorlar.

Karadeniz de Çernobil etkisi yok diye böyle bir açıklama yapan yetkililere bilim adamlarına siyasetçiler sesleniyorum. Şunlara cevap versinler. Versinler de halk aydınlansın. 

Çernobil faciası öncesi 14. 09. 1982 tarihinde T.C sağlık bakanı Prof. Dr. Sayın Kaya Kılıç turgay yetkisini kullanarak 1593 sayılı umumi hıfzıssıhha kanununun 64 maddesinin uygulanarak Sağlık Bakanlığı olarak kanser hastalığının ihbarı-mecbur hastalıklar konumuna alınmasını teşhisi konan kanser hastalarını kayıt altına alınarak bakanlığa bildirilmesini genelge yayınlayarak istemişti.

Bugün savunmaya kaktıkları zamanın yetkililerinin  hangisi  bu genelgeye uymuş, teşhis ettikleri, buldukları kanserli hastaları sağlık bakanlığına bildirmiş, burada bunların bilgileri arşivlenmiş söylesinler…!

Genelgelere Hiç Riayet Edilmedi

Soruyoruz 29 Ocak 2000 tarihinde dönemin sağlık bakanı Sayın Osman Durmuş da yayınladığı genelge ile 14. 09. 1982 tarihli eski genelgeye hiç riayet edilmediğini, bu genelgeye mutlaka uyulması gerektiği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Ve konu hakkında ülke genelindeki il sağlık müdürlükleri aracılığı ile gönderdiği yazıda teşhisi konmuş kanser hastalarını üçer aylık zaman dilimlerinde (Mart, Haziran, Eylül, Aralık ayları sonunda) kanserle savaş dairesi başkanlığına bildirilmesi talimatını vermişti. Geçmişten günümüze mukayese edebilecek verilere mi ulaştınız yoksa bu genelgelere uyulmuş olduğunu gösteren yeni dokümanları mı buldunuz yoksa 28.08.1986 tarihinde üniversitelere radyasyon ölçme sonuçlarını kamuoyunda gizleyin denilerek gizlenen radyasyon ölçüm sonuçlarını mı bugün mukayese eden bu açıklamaları yapıyorsunuz. TBMM Komisyonu gibi konunun en üst makamındaki kişiler tarafından elde yeterli veri, karşılaştırmalı raporları kamuoyuyla paylaşılmasını bekliyoruz eğer bu bilgiler ellerinde yoksa hala bu açıklamaları yapılıyorsa vay halimize. Karadeniz halkına ve bizlere gerçeği açıklayacak bilgileri göstersinler biz de anlayalım.

Ölçüm Cihazları Karadeniz’e Geç Gönderildi.

Bugün Çernobillin Karadeniz de etkisi yok deyip konuyu magazinleştiriyorlar diye açıklamalar yapan TBMM Kanser araştırma komisyonu başkanı Kemalettin Aydın’ın konunun önemine binayen bu tür açıklamaları yapmadan önce biraz daha araştırmalar yaparak kendi ayaklarının altında bulunan TBMM Çernobil Faciasının Türkiye deki etkilerini araştırmak üzere 19.01 1993 tarihide 56. birleşiminde kurulan komisyonunun (10/77,82,84)Esas nolu raporunu okumuş olsalardı raporda Dünya sağlık örgütü 30 Nisanda Türkiye’nin radyasyon bulutu etkisi altına girdiği gerekli tedbirleri almamız konusundaki gerekli uyarılar yapılmasına rağmen bugün şov amaçlı savunmaya kalktıkları zamanın yetkilileri konuyu savuşturmak için Trakya ve Marmara da bazı tedbirler alındığını o tarihte 10 milyon insanın yaşadığı Karadeniz Bölgesine radyasyon ölçme aletlerinin Bölgeye 4 ay sonra gönderildiğini dolaysıyla bölge halkı kaderiyle baş başa bırakıldığını göreceklerdi. Dolaysıyla bölgeye ölçüm cihazları gelinceye kadar halk radyasyonlu mahsulleri çoktan bahçesinden toplamış sofrasında yemiş stoklarını tüketmiş olduğunu görürdüler.4 ay sonra yapılan ölçümlerle bugün mukayese yapılamayacağı gerçeğini görecekti.

Geçmişten bu güne elimize mukayese edecek bilimsel veriler olmadan yapılan bu tür açıklamalar geçmişte yapılan yanlışların devamını getirmekten öteye gitmeyecektir.

Radyasyonlu Fındık ve Çay Halkımıza yedirildi, içirildi.

Zamanın yetkilileri Avrupa ekonomik topluluğu 30 Mayıs 1986 gün ve 1707 sayılı karar ile 600 bekerel üzerindeki radyasyon taşıyan gıda maddelerini kullanımını ve ticaretini yasaklamasına yetkililerimiz 09/07/1986 tarihinde bu güvenceye uyacağı güvencesi vermelerine rağmen ihmale devam ederek yurt dışına gönderdikleri gıdalar aşırı radyon taşıdıkları için ülkemize iade edildiler. Çok acı ki 29. Kasım 1986 tarihinde birçok ülkenin sağlık bakanı Türk çayının aşırı radyasyon taşıdığını resmen açıklayarak ülkemizde gıda alımını yasaklamıştı iade edilen bu radyasyonlu gıdalar iç piyasaya sürülerek öğrencilere, askerlere ve ülke genelinde halkımıza bugün savunulan zamanın yetkilileri tarafından yedirildiler

Çernobil ile kanseri ayrı tutalım birlikte değerlendirelim

 

Kanser artışlarını konuyu aslında saptırarak Çernobil in karşısına sigarayı koyarak konuyu buna bağlamaya çalışmak bu açıklamalar hem bölge halkını sigaranın zararlarını anlamayacak kadar bilgisiz olduğunu göstermek olup geçmişte yapılan benzeri hatalardan öteye geçemeyeceğinin göstergesidir bugün bu açıklamaları yapan yetkili kişiler temsil ettikleri makamları olan sağlık bakanlığı kanserle savaş dairesi başkanlığı 2006 yılında hazırladığı Karadeniz bölgesi kanser ve kanser risk faktörleri araştırma raporunun sonuç ve öneriler bölümünde belirtildiği bölgedeki yapılan anketlerde muhtarların %97si gibi büyük bir çoğunluğu bölgede kanser  artışlarını. Çernobil e bağlı olduğunu daha da önemlisi bölge halkıyla yapılan ankette kanser hastalığına yakalananların yarısının sigara içmediği görürlerdi konuyu sadece sigaraya bağlayarak bu ankete katılan muhtarlar ve halkımızın iradesine saygı gösterir onları kendi iradeleri dışında konular göstererek onları ve onların sesi olan sivil toplum kuruşlarını küçük düşürürü acıkmamalar yapmamış olurlardı Çernobil ile kanser her ne kadar yan yana duruyorsalar da her ikisini ayrı değerlendirerek bir araya getirip  tartışmak gerekir. Her iki konu üzerinde ülkemizde yapılan çalışmaları ayrı ayrı değerlendirmemek izlememiz gereken asıl yoldan çıkarak farklı yönlere sapmamıza neden olur. Bu açıklamalara bakılırsa sanki birazda oraya gidiliyor gibi görünüyor.

Karadenizlinin kanserden ölüyoruz sesine ve yukarıdaki sorulara bilim insanları ve siyasi yöneticiler cevap veremediği sürece konunun sıkı takipçisi olmaya devam edeceğiz.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.