Blog

  • Kangaltürk | Kangal Çoban Köpeği Üretim Çiftliği

    Kangaltürk | Kangal Çoban Köpeği Üretim Çiftliği

    Kangaltürk Kangal Köpeği Üretim Çiftliği
    Kangaltürk Kangal Köpeği Üretim Çiftliği

    KANGAL ; Anadolu insanının yüzyıllar boyu çobanın yanında onun sürüsünü kötü niyetli kimselerden ve vahşi hayvanlardan korumuş bir köpek..

    Kangal köpeği, insanın en yakın ve sadık dostlarının başında gelmekte, onun canını ve malını korumaktadır.
    Kangal köpeği günümüzde de fabrikaların, villaların, evlerin, çiftliklerin, yazlıkların vb. korunması için bütün alarm sistemlerinden daha etkili olarak görev almaktadır.

    KANGAL ; Anadolu insanının yüzyıllar boyu çobanın yanında onun sürüsünü kötü niyetli kimselerden ve vahşi hayvanlardan korumuş bir köpek..

    Kangal köpeği, insanın en yakın ve sadık dostlarının başında gelmekte, onun canını ve malını korumaktadır.
    Kangal köpeği günümüzde de fabrikaların, villaların, evlerin, çiftliklerin, yazlıkların vb. korunması için bütün alarm sistemlerinden daha etkili olarak görev almaktadır.

    Kangal Köpeği
    Kangal Köpeği

    Kangal Çoban Köpeklerinin Üretimi ve Satışı ile hizmetinizdedir.

    KangalTurk olarak temel misyonumuz kangal köpeklerinin en iyi şekilde yetiştirilmesi ve yeni sahiplerine teslim edilmesidir.

    Çiftliğimiz Bursa ili Karacabey ilçesinde bulunmaktadır.

    Çiftliğimizin adresi iletişim linkinde bulunmakta olup, Çiftliğimiz siz değerli müşterilerini her zaman ağırlamaktan onur duyacaktır.

    Çitfliğimize gelme imkanı bulamayan müşterilerimiz için Türkiye’nin her yerine kangal köpeği gönderebiliyoruz.

    Fiyatlarımız hakkında bilgi almak için lütfen bizimle irtibata geçiniz.

    Bize Ulaşın

    Adres : Bursa – İzmir Yolu Üzeri 50. Km. jetpet benzinlik yanı ( KANGALTÜRK ) 16700                                                          Karacabey / Bursa / Turkey
    Tel : +90 ( 532 ) 781 72 41
    Gsm : +90 ( 224 ) 688 53 06
    Email : [email protected]
    [email protected]
    [email protected]
  • Trabzon Usulü Taze Mısır Çorbası Nasıl Yapılır ?

    Trabzon Usulü Taze Mısır Çorbası Nasıl Yapılır ?

    Trabzon Usulü Taze Mısır Çorbası
    Trabzon Usulü Taze Mısır Çorbası

    Taze mısır çorbasının Yapılışı:

    Öncelikle taze süt mısır düdüklüde belirtilen su miktarın ilavesiyle 1 saat iyice pişirilir.
    Daha sonra önceden bir kere kaynatılıp suyu dökülen barbunya, fasülye ve içyağı ilave edilir  ve yarım saat daha kısık ateşte pişirilir.
    Yarım saat sonra düdüklüyü açıp yemeğin pişip pişmediğine bakınız, pişmediğinde yine kısık ateşte pişirmeye devam ediniz.
    Yemek piştiğinde ocağın altını kapatınız, ayrı bir kapta ince ince doğranmış soğan, salça ve pul biber sıvı yağda iyice kavrulur.
    İyice kavrulmuş olan soğanları içyağı içinden alınmış tencereye dökün, yemeğiniz artık servise hazır.

    Mısır Çorbası için Kullanılacak Malzemeler:

    • 4 su bardağı taze süt mısır (bilhassa bıcakla küçük parçalara ayrılmış şekilde)
    • 2 su bardağı renkli barbunya
    • 250 gr yeşil fasulye (arzunuza göre)
    • 1 orta boy soğan
    • Sıvıyağ
    • bir tutam İçyağı
    • Tuz
    • Pul biber
    • Yarım kaşık domates salçası
    • 3 – 3,5 litre su
  • Erkan Ocaklı’nın Bütün Albümleri

    Erkan Ocaklı’nın Bütün Albümleri

    Erkan Ocaklıya ait ulaşabildiğimiz 33 adet albümün parça isimleri ve albüm coverleri aşağıdadır iyi seyirler…

    Erkan Ocaklı – 1 Türküola

    blank

    Erkan Ocakli – Balali Köy
    Erkan Ocakli – Espiya Deresi
    Erkan Ocakli – Günes Aldi Yaylaya
    Erkan Ocakli – Habu Yalan Dünyayi
    Erkan Ocakli – Hapishane İçinde
    Erkan Ocakli – Hastane Yolunda
    Erkan Ocakli – Kara Yemiş Dibine
    Erkan Ocakli – Karni Büyük Koca Dünya
    Erkan Ocakli – O Sevdali Gözlere
    Erkan Ocakli – Oy Emine
    Erkan Ocakli – Parası
    Erkan Ocakli – Rize Güzel Memleket
    Erkan Ocakli – Tara Saçlarını Tara
    Erkan Ocakli – Trabzonun Kazalari
    Erkan Ocakli – Yapmayin Böyle Kizlar
    Erkan Ocakli – Yeni Sevda Eyledim (daha&helliip;)

  • UNUTMADIK UNUTMAYACAĞIZ

    blankUNUTMADIK UNUTMAYACAĞIZ

    Eski devlet ve maliye bakanı Adnan Kahveciyi ölümününün 19.yılında mezarı başında anıyoruz.
    Yer:İst Kartal Yakacık aile mezarlığı
    Tarih:05.02.2012 Cumartesi
    Saat:11:00

    Tüm Adnan Kahveci Sevenlerini anma törenine bekliyoruz.
    Köprübaşı Kültür Ve Yardımlaşma Derneği
    İrtibat: Göksal Purtuloğlu 05334222277 (daha&helliip;)

  • Salâ neden okunur, incelikleri nedir?

    Salâ neden okunur, incelikleri nedir?

    Cenaze Selası - Cuma Selası
    Cenaze Selası – Cuma Selası

    Salâ neden okunur? Niye içlidir ve dinleyene hüzün verir? Ölümü haber vermek için okunan salâ cuma ezanından bir saat önce niye okunur?

    Gülizar Baki’nin haberi
    Anadolu’nun birçok şehrinde pazartesi ve perşembe geceleri de okunuyor. Hatta bazı yerlerde her vakit… Salâ, mahiyeti unutulmuş çok incelikli bir gelenek.

    Mahallede bir cenaze varsa hüzünlü bir sesle okumaya başlar müezzin. Mahalle sakinlerinden kimin vefat ettiğini öğrenmek isteyen kulak kesilir. Bir de cuma günleri öğle ezanından bir saat önce okunur. Salâyı duyan, o günün cuma olduğunu hatırlar. Çoğu kişinin salâya dair zihnindeki bilgi bundan ibarettir. Halbuki salâ kadim bir gelenek. Eskiler sadece cenaze haberini vermek ve cuma için okumazdı. Mesela Anadolu’da bazı yerlerde akşam ezanı hariç her ezanla birlikte salâ okunurdu. (Akşamın vakti kısa olduğu için okunmadığı olurmuş.) Özellikle de sabah ezanından önce salâ okunması pek yaygındı. Her vaktin salâsı ayrı makamda okunurdu. Pazartesi ve cuma gecelerinin salâsı daha özeldi. Pazarı pazartesiye bağlayan gece salâ okunmasının sebebi, o günün Efendimiz’in doğum ve ölüm günü olduğuna inanılmasıdır. Aslında bunlar Peygamber Efendimiz’in hatırlanması ve saygıyla selamlanması için birer vasıta olarak görüyorlar. (daha&helliip;)

  • Ağa Kapısı Cafe | Nerededir | Nasıl gidilir

    Ağa Kapısı Cafe | Nerededir | Nasıl gidilir

    Ağa Kapısı Giriş
    Ağa Kapısı Giriş

    İstanbul’un muhteşem manzarasını seyredip soluklanabileceğiniz en güzel yerlerden birisi olan Süleymaniye’de kentsel dönüşümün kıpırtıları henüz yeni yeni başladı. Ne olup bitiyor diye meraklanıp kendimi İstanbul Müftülüğü’nün yanındaki Fetva Yokuşuna vurmuşken rastladım.

    Ağa Kapısı Cafe‘ye. Kentsel dönüşüm sinyal vermeden bulunduğu yerin çehresini dönüştüren bu güzel mekanı daha önce keşfetmemiş olmanın verdiği hayıflanma ile daldım kündekâri kapısından içeriye. Kapı da tam ağa kapısı maşallah, nefis işlemesiyle insanı tutup Osmanlı taşı döşenmiş zeminden içeri çekiyor zaten.
    İçerinin sessiz ve sakin atmosferine eşlik eden telkâri avizeler sizi adeta eski İstanbul kahvehanelerinden birinin içindeymiş hissini veriyor. yüzünüzü sola çevirir çevirmez İstanbul’un o nefis aydınlık yüzüyle karşılaştırıyor sizi. Önünüzde Galata Kulesi’nden Yeni Camii’ye ve Topkapı Sarayı’na kadar uzanan harika bir panorama eşlik ediyor. Aynı zamanda güzelim aperatifleri ve doğal bitkisel çaylarıyla da başka bir zevk yaşatıyor.
    Mekanın sahibi Faruk Keleş, Burada eski İstanbul havası var derken haklı. Mekanda bulunan her şey onun özel zevkini yansıtıyor. Hatta müşterinin rahat oturacağı ergonomik ahşap sandalyeyi seçmek için altı saat sandalyede oturmak zorunda kalmış Faruk Bey. Mekandaki avizeler, masalar, bardak ve fincan seçimleri ve daha bir çok detay üzerinde uzun uzun düşünülmüş.
    Bir yıldır Süleymaniye‘de hizmet veren iki katlı Ağa Kapısının alt katında tuvalet ve mescit var. Aynı zamanda İstanbul manzarası gören 10-15 kişilik özel bir salon, şirket toplantıları ve kalabalık aileler için tasarlanmış. Beyaz deri koltukların bulunduğu özel salon da yer alan teleskopta İstanbul’u daha yakından seyredebilirsiniz.

    Üst katta olanlar üzülmesin, onlar için de dürbün mevcut. Çayınızı yudumlarken İstanbul’u dürbünle izleyip vakit geçirmeniz mümkün Ağa Kapısı’nda. Daha çok üniversiteden akademisyenlerin, edebiyat gruplarının, üniversite öğrencilerinin ve Tahtakale esnafının tercih ettiği ahşap dekor ağırlıklı cafe, 50 kişilik bir kapasiteye sahip. Sabahleyin 10’da açılan ve bazı geceler gece 02:00’ye kadar açık kalan mekanda sabah kahvaltı yapmanız da mümkün. Yalnız kahvaltı için rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Kahvaltı tabağı, kızarmış ekmek, limitsiz çay ve doyumsuz manzara 10 YTL. Güzel çayları servis eden Ensar Albayrak’ın gülümseyen yüzü ve titiz hizmeti de cabası. Yemekten çok içecek ağırlıklı çalışan Ağa Kapısı‘nın en önemli özelliği bana kalırsa naturel çayları. İlginç çayları menüden okuyunca hepsinin tadına bakmak istiyor insan. Neler yok ki; rezene, Sudan, havlıcan, ısırgan, karabaş otu, sinameki, gül, stres, bahar çayı… Hatta içebilirseniz keçiboynuzu çayı bile var. Menüde şu an 24 çeşit doğal çay var ama bu sayının iki kat daha artacakmış. Hatta Ağa Kapısı’nın en güzel yönlerinden birisi de bazı özel çayları müşterilerinin belirlemeleri. Mesela içinde biberiye, nane ve tarçının bulunduğu hoş içimli çay şair Mevlâna İdris’e ait. Menüde Mevlâna çayı diye satılıyor. Bir de Nedimî çayı var, onun formülü de Nedim isimli bir müşteriye ait. Eğer sizin de kendinize özgü bir bitki çayınız varsa, bunu Ağa Kapısı‘nın menüsüne ekletmeniz mümkün. (daha&helliip;)

  • TDF Gençlik Kolları ABANT Gezisi

    TDF Gençlik Kolları ABANT Gezisi

    blankTrabzon Dernekleri Federasyonu yeni yılda etkinliklerine ara vermeden devam ediyor. TDF Gençlik Kollarının geleneksel hale getirdikleri kış gezilerinde bu yılki durakları ABANT olacak. ABANT’ ta mangalda hamsi yemeğe, Kemençe ve Tulum eşliğinde horonlar oynamaya gidiyorlar.

    Sanal alem ve sosyal paylaşım sitelerinde oluşturdukları birlikteliği İstanbul’ da örnek bir beraberliğe dönüştürerek günümüz gençlerine örnek olan TDF Gençlik Kolları birlik ve beraberliklerinin pekişmesi, yeni dostlukların kurulması amacıyla gerçekleştirdikleri bu geziyi yüz kişi ile yapacak. (daha&helliip;)