Son yıllarda meme kanseri tedavisinde oldukça önemli gelişmeler olmuştur. Bir çok tedavi olanakları ortaya çıkmıştır. Bu olanaklar, önemli ölçüde, hastalığın saptandığı safhaya göre değişir. Hastalık ne kadar erken safhada saptanırsa tedavi olanağı ve seçeneği o kadar fazla olmaktadır.
Meme kanseri tedavisi, günümüzde, uzmanlardan oluşan ekiplerce yapılmaktadır. Böyle bir ekip içinde cerrah, onkolog, radyasyon onkoloğu, radyolog, patolog, psikolog, plastik cerrah, fizyoterapist gibi, tıbbın değişik dallarından bir araya gelmiş ve özellikle çalışma alanları meme kanseri üzerinde yoğunlaşmış hekimler bulunur
Kategori: Sağlık
-
Meme kanseri nasıl tedavi edilir?
-
Mamografi nedir?
Mamografi, düşük dozda çekilen bir meme rontgen filmidir. Memede, muayene ile saptanamayacak kadar küçük anormalliklerin tespit edilmesi amacı ile çekilir. Mamografinin gerçek değeri budur. Çünkü, bu sayede, hastalık muayene ile tespit edilebilecek safhadan önce saptanır. Bu nedenle kesin hayat kurtarıcıdır. Kırk yaşını geçen kadınlar her yıl veya iki yılda bir mamografi çektirmeli ve her yıl uzman bir hekime meme muayenesi olmalıdır. Elli yaşını geçen kadınlar ise her yıl mamografi çektirmeli ve hekime muayene olmalıdır. (daha&helliip;)
-
Meme kanseri önlenebilir mi ?
Henüz meme kanserini kesin önleyen bir yöntem henüz yoktur. Günümüzde bilinen tek yöntem, erken tanıdır. Erken tanı sayesinde, meme kanserinin getirdiği sorunlar büyük oranda çözülebilmektedir. Bu sayede hastalığın toplumda yaptığı hasar en aza indirilebilir, yaşam süresi ve kalitesi önemli ölçüde arttırılabilir.
Erken teşhis için bilinen en iyi ve etkili çözüm, kadınların risk durumlarına göre belirlenmiş olan muayene ve tetkik protokollarının uygulamasıdır. -
Meme kanseri risk faktörleri nelerdir?
Bazı özellikleri taşıyan kadınlarda, meme kanserinin daha sık görüldüğünü biliyoruz. Bu özelliklere risk faktörleri diyoruz. Bu risk faktörlerini taşıyan kişilerin mutlaka meme kanserine yakalanacakları söylenemez. Sadece, bu faktörleri taşımayanlara göre, daha fazla meme kanserine yakalanma olasılıkları olduğunu biliyoruz. Bu faktörleri taşımayan kişiler de meme kanserine yakalanabilirler. (daha&helliip;)
-
Meme Kanseri Nedir?
Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur. Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin, yukarıda tanımladığımız şekilde, kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine giderek çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir.
-

Misvak nedir? Misvağın faydaları nelerdir?
İnsan sağlığının özellikle de ağız ve diş sağlığının önemli olduğu tartışmasız bir gerçektir. Normal ağız florasında bulunan ve hastalık yapmayan mikroorganizmalar elverişli ortam bulduklarında hastalık yapıcı hale gelmekte, vücudun diğer kısımlarına yayılmakta ve hatta
bazı hallerde ölümlere neden olmaktadır. Bu yazıda ağız ve diş sağlığı için kullanılan diş fırçası, diş macunu ve misvak üzerinde durulacak, okuyucunun bu konuya dikkati çekilmeye çalışılacaktır.
Yukarıda da bahsedildiği üzere günümüzde diş temizliği için diş macunları en sık olarak kullanılmaktadır. Diş fırçalan kıl -bir kısmı da domuz kılından- veya plastikten yapılmıştır. Kıl ortasındaki kıl özü, mikropların gelişmesi İçin uygun bir ortam oluşturmaktadır. Naylondan yapılan fırçalar için de aynı tehlike söz konusudur. Bu fırçalar en azından 2-3 ayda bir değiştirilmelidir.MİSVAK
1400 yılı aşkın bir süredir insan ve diş sağlığı için kullanılan bir diğer madde de misvaktır. Misvak “Arak Ağacı”nın (Salvadora Persika) kök ve dallarından elde edilen güzel kokulu bir diş fırçasıdır. Arak ağacı çölde bol yetişen bir bitkidir. Misvağın dişlerin temizlenmesi ve onlara parlaklık vermesinin yanında tükrük salgılanmasına da neden olan hoş bir tadı vardır. Bu şekilde »dişler dolaylı yoldan temizlenir. Yapısında diş eti enfeksiyonlanna karşı koruyucu tesiri olan tannik asit ve astranjan maddeler bulunur. Yine içindeki sodyum bikarbonat, dişlerin temizlenmesi ve parlaklık vermede diş hekimlerince sık kullanılan kimyevî bir maddedir. Misvağın pH derecesi ile tükrüğün pH derecesi (7,1) aynı olduğundan ağızda yabancı cisim reaksiyonu göstermez. Liflerinin yutulmasının sağlık açısından bir sakıncası yoktur.
misvak Kullanılışı: Misvağın kalınlığı küçük parmak kalınlığında, uzunluğu ise bir karış büyüklüğünde olması tercih sebebidir. Kullanmadan önce ucundaki 1-1,5 cm’lik kısmın kabuğu soyulur. 24 saat suyun içinde bekletilerek liflerin açılması sağlanır. Sağ elde ön kısmı, baş parmak altta ve şehadet parmağı üste gelecek şekilde tutulur. Bu esnada orta parmak ve yanındaki yüzük parmağı da -şehadet parmağı gibi- misvakın üstünde olur. küçük parmak ise -baş parmak gibi- misvağın altında bulunur. Su değmeden dişlere vurulur. Sürtme işi yukarıdan aşağı yapılabilirse de daha ziyade enlemesine yapılır. Sadece dişlere değil diş etlerine, dile ve hatta damağa da misvaklama yapılır. Lifler yumuşadığında kesilir ve tekrar tekrar kullanılabilir.
Bundan yaklaşık 1400 yıl önce âlemlere rahmet olarak gönderilen Kainatın Efendisi Peygamberimiz (s.a.v.), beden ve bu arada ağız ve diş sağlığına dikkat çekerek: “Misvak kullanınız. Çünkü o ağzı temizler ve Allah’ın (c.c.) rızasına vesile olur” buyurmuştur. Diğer bir hadis-i şeriflerinde de: “Eğer ümmetimin üzerine zahmet vermeyecek olsaydım her namazda misvak kullanmayı emrederdim.” buyurmuştur. Hak ve hakikatin Tercümanı’nın (s.a.v.) bu sözlerine karşılık, konu önemli olduğundan son olarak alimlerin misvakla ilgili sözlerini sıralamak istiyorum:1- Resûlullah’ın (s.a.v.) büyük bir sünneti yerine getirilmiş olur.
2- Allah’ın (c.c.) rızasına vesiledir.
3- Ağız kokusunu gide-
4- Zekayı artırır.
5- Sesi güzelleştirir, konuşmayı kolaylaştırır.
6- Göze kuvvet verir.
7- İhtiyarlığı geciktirir.
8- Mideyi takviye edip mide hastalıklarını önler, hazmı kolaylaştırır.
9- Bedenin rutubetini keser.
10- Ölüm anında can vermeyi kolaylaştmr.Görülüyor ki misvak üzerine yapılan araştırmalar henüz yeterli olmaktan uzaktır. Bu konu daha çok araştırılmalıdır.
DİŞ MACUNU
Diş temizliğinde kullanılan bir diğer madde ise diş macunlarıdır. Ancak, yapılan araştırmalara dayanılarak, diş macunu lehinde görüşler ortaya çıktığı gibi aleyhinde görüşler de ileri sürülmüştür. Burada, diş macunu aleyhindeki bazı görüşler kısaca açıklanacaktır.
Bu macunlar florid ve teksapon gibi iki önemli madde ihtiva etmektedir.
Florid, uzun yıllar içme suianna katılarak su dezenfeksiyonunda kullanılmış ve bu arada çocuklarda diş çürümelerini önlediği görülmüştür. Bu olumlu tesirlerine rağmen, çevre sağlığı ile uğraşanlar tarafından florid aleyhine kampanyalar başlatılmıştır. Bugün kırk yıldır insan üzerinde yapılan tecrübeler sonucunda “Amerikan Milli Kanser Enstitüsü Hücre Kimyası Bölümü”nün eski başkanı Dr. Bunk, floridli içme suyunun her yıl 3500 ölümle sonuçlanan kansere yol açtığını iddia etmektedir. Aynca fazla dozda florid dişlerde lekelenmeye (florosis) ve iskelet-kemik bozukluklarına yol açmaktadır. Floridin tesirli, yararlı dozu ile toksik (zehirleyici) dozu nedir? Başka bir araştırma sonucuna göre 2-6 yaş grubundaki çocuklar dişlerini fırçalama esnasında diş macununun 1/3’ünü yutmaktadırlar. Böylece floridin kandaki miktarı artmakta ve toksik seviyelere çıkmaktadır.
Diş macununun yapısında, bulunan diğer bir maddenin de teksapon olduğunu belirtmiştik. Bu madde macunun köpürmesini sağlamaktadır. % 1 oranının altında olduğunda bile insan sağlığı için zararlıdır. Teksapon maddesi; Kan hücrelerinde toksik tesire, diş etlerinin şişmesine ve diş eti hastalıklanna, dişlerin asitlere karşı direncini azaltarak çürümelere ve allerjik reaksiyonlara zemin hazırlar.
Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan bir araştırmada piyasada çok satılan diş macunlarındaki teksapon oranı İpana Fluorid’de % 1.7, İpana Jel’de % 1.45, Close-up’da % 2, Floran 2R’de % 1.2 dir. Canlı hücreye 1/500 oranında teksapon maddesi verilmesi durumunda dahi hücre ölmektedir. Görülüyor ki ilerleyen bilim ve teknik İle birlikte insanoğlunun zararlı maddelerin etkisine daha fazla maruz kaldığı da inkâr edilemez bir hakikattir.KAYNAKLAR:
1- Kütûb-i Sitte Muhtasarı. Tercüme ve Şemi, Prof. Dr. İbrahim Canan, c. 10, sh. 422-26.1. baskı 1990
2- İhya-u Ulumid-din. Tuğra Neşriyat/1989, Hüccetu’l-İslam, İmam-ı Gazzalî, tercüme Mehmet A. Müftüoğlu. c. 1, sh. 336-37
3- Fetava-yi Hindiyye, Ansiklopedik İslam Fıkhı, Tercüme: Mustafa Efe, c. 1, sh. 26-27
4- B.İslam İlmihali, Ö. N. Bimen, sh. 76-77
5- Türk Diş Hekimleri Birliği Dergisi, c. 1, Sayı
3. Nisan-Haziran 1987. sh. 52
6- Sızıntı Dergisi, c. 10, Sayı 114. Temmuz 1988, Sh. 250-251Ağız Diş Sağlığı Ve Misvak
Prof.Dr. Mehmet CİHANOĞLU -

Devekuşu’nun özellikleri !
İm-Pa Devekuşu
www.devekusu.gen.tr
Devekuşu; ilk çağlardan beri varlığı bilinen, en büyük kuş türlerinden olup, uçucu olmayan kuşlar ailesindendir. Kudreti Sonsuz Rabbimiz, belki de hayvanlar âleminin her grubu içinde, o gruba ait yaratılış plânı dışında, çok farklı hususiyetlere sahip canlıları kolayca yaratabileceğini göstermek için, bu tip enteresan canlıları yaratmıştır. Kuşların uçmasına ait her türlü teknolojik ihtiyaçları, anatomik olarak onlara veren Rabbimiz, (daha&helliip;)
